banner279
banner636

Yoğun çalışıyorum. Günün önemli bir bölümünde de sahada ve sokaktayım.

Bir süredir İzmit’te yaşamanın çok zorlaştığını düşünüyorum. İzmit her geçen gün kalabalıklaşıyor. Araç sayısı artıyor, nüfus artıyor.

İzmit kalabalıklaşıyor ama şehir yine aynı küçücük şehir.

Burada nefes almak bazen gerçekten güçleşiyor.  

Bunu ofis çalışanları çok fark etmese de bizim gibi sahada ve sürekli sokakta olan insanlar dibine kadar yaşıyor.

Bu şehirde artık her gün, her dakika trafik işkencesi var.

***

Bazen kendimi bir survivor adasında mücadele ediyormuş gibi hissediyorum ve bu metropol hayatından kimi zamanlarda  nefret ediyorum.

Bütün bunları yaşarken, en büyük derdim ve sıkıntım trafik.

İzmit’te trafikte adeta hiçbir kuralın işlemediği bir şehir haline geldi.

***

İşte bütün bunları düşünürken, bugün saat 14.00 sıralarında Cumhuriyet Parkı’nın oradan ofisimize doğru gitmeye çalışıyordum.  Çift sıra park eden araçların arasından geçerken, bir trafik polisi tarafından durduruldum.

Görevli memur ehliyetimi istedi, verdim.

“Neden durduğumuzu biliyorsun değil mi” dedi.

“Tahmin ediyorum” diye yanıtladım.

“Cep telefonuyla konuşuyorsun” dedi.

***

Evet, ben işim icabı maalesef nefret etsem de cep telefonuna bağımlı yaşayan bir insanım. Cep telefonu susmayan bir adamım. Çalan telefona bakmak zorundayım. Bugün de öyle oldu.

Elbette bütün bunlar, bir kural ihlali yapmanın gerekçesi olamaz.

Kurallara uymadıysan, cezasını çekeceksin!

Amma…

İzmit Cumhuriyet Parkı’nda bütün trafik polisleri ordu gibi ellerinde kamerayla çekim yapıp, cep telefonuyla konuşanlara ceza yağdırırken, sadece birkaç yüz metre geride “çift sıra araç parkı” nedeniyle trafik allak bullak olmuştu.

Elindeki kamerayla bizi avlayan polisin umurunda değildi.

Beni durduran trafik polisine bunu da söyledim.

Bana burada ceza keseceğine, arkada sıkışan trafiğe müdahale edebilirsin dedim.

“Gündemimiz bu değil” dedi.

Doğru, gündemimiz trafik cezası kesmek ve ödetmek.

Güzel gündem.

***

Bugünkü hayat koşulları, alt sınıfın ve orta sınıfın üzerinden bir buldozer gibi geçti.

Geçmeye de devam ediyor.

Elektrik faturaları, doğalgaz faturaları, mutfaktaki yangın durmuyor!

Bir de bunun üzerine yakaladığınız adama, “ceza kesmek için” ceza kestiğinizde, zaten burnundan soluyan insanların canı daha fazla sıkılıyor.

Hele bu dönem vatandaşı avlar gibi ceza kesmek için gerçekten harika bir dönem!

Çünkü memlekette işler gerçekten yolunda!..

***

Bugün toplasanız 30 saniyelik bir telefon görüşmem oldu ya da olmadı.

Camı açtım.

Ehliyetimi uzattım.

Trafik polisi de bana ortalama 15-20 saniye de cezayı yapıştırdı.

1 dakikalık bir operasyonun faturası şöyle…

2020 yılında araçta cep telefonuyla konuşmanın cezası; 288 lira. 

15 gün erken ödersen; 216 lira.

Yüce devletimize feda olsun.

Çalışır öderiz…

***

Yalnız bugün zıpkın ve fişek gibi ellerinde kamerayla beni avlayan trafik polislerimizden ve bu şehri yöneten trafik müdüründen bir ricam var.

Vatandaşa ceza kesmek güzel ve işin en kolay yanı.

Amma gerçekten samimiyetle bu şehrin trafiğini düzeltmek istiyorsanız, cumhuriyet parkına düzenek kurmaktan daha fazla yapacağınız işler olmalı!

***

Bu şehirde çift sıra araç parkını bitirebiliyor musunuz?

Kuralsız parkın önüne geçebiliyor musunuz?

Ceza kesmek için değil, para ödetmek için değil, gerçekten bu şehrin trafiğini düzeltmek istiyor musunuz?

Sahada, sokakta, arka ve ara sokaklarda olabiliyor musunuz?

Gerçekten ter akıtıp çalışıyor musunuz?

***

Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmekse devam edin!

Cumhuriyet Parkı’nda tabletlerin, telefonların kameralarını açın.

Cep telefonu kulağına gidene cezayı yapıştırın!

Şeriat’ın kestiği parmak acımaz!

Biz ehliyetimizi uzatır, cezamızı öder, yola devam ederiz.

Durma şansımız yok.

Siz de devam edin beyler.

***

Çünkü böyle vatandaşı başka nerede bulacaksınız ki.

Ensesine vur.

Lokmasını al.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
KORAY YALÇIN 2020-02-15 04:30:21

Öncelikle geçmiş olsun İlker bey,yoğun telefon trafiği olanlar için blouetooth kulaklık çözüm olabilir.

banner1

banner475

banner589

banner23

banner642

banner472

banner612

banner326