banner279
banner888
banner904

Geçtiğimiz hafta sonu kutlanıp kutlanmaması yönündeki tartışmalar içerisinde 30 Ağustos’u yaşadık. Pandemi tedbirlerine dayandırılarak kutlanmaması yönündeki tartışmalı kararın ardından gerçek tarihçilere göre, kurtuluş destanının en çarpıcı evresi sayılan; “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” zaferinin yıl dönümünün sönük geçecek olmasını birçoğu gibi, ben de içime sindirememiştim.

***

İzmit’te Bayramlar Güzel Kutlanıyor

Kalabalık bir ailede büyüdüğüm için milli bayramların da, dini bayramların da hakkını vererek kutlanmasını önemserim. Henüz okul çağında değilken bile, o törenleri kaçırmaz mutlaka aile büyüklerinden birisinin omuzlarında resmigeçidi gururla seyrederdim. O yüzden o coşkuyu bayramlardan görmezsem yüzüm düşer keyfim kaçar. Açıkçası bu yıl, keyifsiz bir 30 Ağustos geçirmeyi beklerken, İzmit Belediyesi’nin hazırlamış olduğu etkinlikler keyfimi yerine getirdi. Başkan, Fatma Kaplan Hürriyet’e bence İzmitlilerin bu anlamda teşekkür etmesi gerekir. Zira diğer ilçelerde yasak savmaktan ibaret törenlerle konu geçiştirildi. Elbette ki, sağlığımızı tehdit edecek şekilde rehavete kapılmamamız gerektiği fikrine katılıyorum ama çifte standartlı uygulamalara karşıda artık birilerinin sesini yükseltmesi gerekiyor.

***

CHP’nin tavrı önemli…

Yerel seçimlerin galibi, millet ittifakının büyük ortağı pozisyonundaki Cumhuriyet Halk Partisi, göstermiş olduğu kararlı tavrıyla 30 Ağustos kutlamalarının beklenenden çok daha enerjik kutlanmasında etkili oldu. CHP Genel Merkezi’nin kendi partisine mensup belediyelerin etkinliklerini destekler tavrı ve onların geri adım atmaması yönündeki telkini morale ihtiyaç duyduğumuz böyle bir dönemde önemliydi. 

***

Yaşamın her alanında değişecek gibiyiz

Cuma akşamı “Yüksek Sadakat” için Outlet Center’da idik. Rock dinlerim, ancak sıkı bir rock takipçisi hiç olmadım. Yüksek Sadakat sevdiğim birkaç gruptan birisidir. Sanırım grup üyelerinin bizim yaş dilimine yakın olması da bunda etkili oluyor. İlk kez arabalı konser izleyeceğim için biraz da merak var tabii..  Uyanıklık edip erken gitmeye karar verdim. Eşimle birlikte, aracımızla etkinlik için düzenlenen alana geldiğimizde, eski mesai arkadaşlarımı, kardeşlerimi görmek de beni ayrıca mutlu etti.  Son derece iyi organize olunmuş. Araçlar konser alanına girince kategorilere göre kendilerine ayrılan bölümlerde konumlandırıldı. Yani SUV ya da pikap türü araçların standart araçların görüşünü engellemeyecek şekilde konumlandırılması sağlanmıştı. Bunlar önemli ayrıntılar. Böyle olunca da, karmaşa ya da hırgür çıkmadan güzel bir akşam geçirmenize olanak sağlanmış oluyor. Yüksek Sadakat tam saatinde sahnede yerini aldı. Ali Desidero’nun dediği gibi, hepsi okumuş çocuklar… Sahneye de oldukça yakışıyorlar. Sosyal mesafe kuralları içerisinde herkes arabasının içinde ya da biraz daha kanı kaynayanlar kaputun üstünde güzel bir müzik ziyafetine tanık oldu. Benim konser dışında gördüğüm, insanların yeni yaşam düzenine adaptasyonunun giderek hızlandığı şeklindeydi. En azından birçoğumuz maske takmayı öğrenmişiz. Yanı burunlar maske içinde. Çok istisnalar dışında mesafe konusunda da karşılıklı bir saygı ve anlayışın geliştiğine tanık olmak hoşuma gitti. Tabii bu hoşa gitmenin gelecekte insan ilişkilerine yansıyacak etki sonrası sürüp sürmeyeceğinden emin değilim. Fatma Başkan da konseri baştan sona heyecanla takip etti. Genç başkanların yönettiği kentlerde yaşamak insana enerji veriyor. Cuma akşamki coşkulu kalabalık bunu yansıtıyordu.

***

Kent Meydanları Boş Kalmamalı

Cumartesi günü aşırı sıcaktan şehre inmeyi gözüme kestiremediğimi itiraf etmeliyim. O nedenle Pazar günü kent meydanındaki bayram etkinliklerine katılmayı kendime hedef koydum. Saat 19.00’a doğru kent meydanındaydık. Sanırım meydanı çevreleyen kafelerdeki gençlerin de ilgisini çekeceği düşünüldüğünden 4x4 adlı rock gurubu etkinliklerin finalinde sahne aldı. Ben de ilk kez dinledim. Zaten gurubun solisti de konserin kendileri için taşıdığı anlamı pandemiden sonraki ilk sahne performansları olduğu şeklinde aktardı. Alan çok geniş olduğu için izleyicilerin şarkılara eşlik ederken sesleri dağılıyor. O yüzden grup üyeleri izleyiciyle söylemekten keyif aldıkları merhum Barış Manço’nun; “anlıyorsun değil mi” şarkısını iki kez çalmak zorunda kaldılar. 

Sonuçta bayram coşkusu ile güzel bir hafta sonunu İzmit’te yaşadık. 

Ne diyelim? Endişelenmeden, korkmadan, birbirimizden uzaklaşmadan kutlayacağımız günlerin getireceği bayramları da görürüz umarım.

Sağlıklı ve mutlu haftalar dilerim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner897

banner589

banner23

banner642

banner475

banner472