banner279

Şunu baştan söyleyeyim;

Çok fazla düşünürseniz, harekete geçemezsiniz. Bugün ilk adımı atın ve Necmettin Erbakan'ı tanıyın ve tanımaya çalışın...

Göreceksiniz; Hayatınız bütününde yol boyunca tüm taşlar yerine oturacaktır.

Hayatının her anında asla usanmadan ve bıkmadan ısrarla inanışının günümüz adıyla aksiyon hali olan MİLLİ GÖRÜŞ’ü anlattı.

Peki neydi bu Milli Görüş?

Eminim bunu merak edenler yazı bittikten sonra hemen telefonun veya masaüstü bilgisayarının arama motoruna yazacaktır!

Ama şunu bilmenizi isterim ki;

Milli görüşün temelinde sevgi ve şevket vardır,bütün hikayesini bunun üzerine koyarak devam ettirir...

Bu sözlerimi lütfen bir ideolojik genelekten geldiğini düşünmeyin...

Bilakis; Gönülden,inanarak ve içten bir tesbit olduğunu bilin...

Bugün Erbakan Hoca'yı sadece Türkiye’de değil dünyanın bir çok noktasında rahmetle,minnetle ve özlemeye anılıyor...

Bunun elbette haklı ve geçerli sebepleri var. Bir kere tüm insanlığın saadeti için çalıştığı söyleyen ve bunu hayatının her noktasında gösteren biriydi.

Erbakan Hoca'nın en önemli söylemlerinden bir kaçı şöyleydi;

Adil düzen, faizsiz ekonomi, İslam birliği ve ağır sanayi (Günümüz koşullarında teknojik tabanlı sanayi )

Bütün bu sözler elbette çok çok önemli belki başka bir zaman bu konuları etraflıca yazabilirim, lakin benim üzerinde duracağım konu başka!

Bugün gerek Türkiye’de gerekse dünyada müslümanların en önemli kırılma noktalarından birinden söz edeceğim.

ZULME BAŞKALIDIRI !

Şöyle bi düşünün bakalım;

Türkiye'de yüzlerce alim, binlerce imam, yüzbinlerce hoca ve milyonlaraca müslüman olmasına rağmen "KAHROLSUN İSRAİL" sözünü her şartta ve koşulda ardına,önüne ve istikbaline bakmadan en gür sedayla haykıran kim olmuştur ?

Bu bir hakikat...

Bugün şartlara ve koşullara göre bukelemun siyaseti yapan Erbakan taklitçileri asla erbakanı anlamamış,anlayamamış ve anlayamayacaktır !

Gelelim asıl konuya...

Türkiye’de ve Dünya’da

Umudun tam tükendiği anda;

Yeni başlangıçlar yeni hikayeleri,

Yeni hikayeler yeni kahramanları,

Yeni kahramanlar yeni iktidarları,

Ve yeni iktidarlar yeniden büyük Türkiye’yi inşaa edecek ve adil bir dünyayı yeniden yeniye insanlığa armağan edecek lider olan Necmettin ERBAKAN’I bu millet asil ve şerefli bağrından çıkartmıştır.

Bu kutlu yürüyüş esnasında her şey zor ve çaresiz gözükebilir denildi belki ama o asla varlığını davasında ayırt etmeden mücadelesini asla taviz vermeden insan ve görüş ayrımı yapmadan,istikametinden bir an olsun zerre ayrılmadan,kim ne diyor ne söylüyor diye bakmadan ömrünün sonuna kadar istikamet üzeri davasına sadık kaldı.

Erbakan sadece vicdanları rahatlatmak İçin değil, bilakis rahatsız etmek için vardı !

Köprüye, parka, bahçeye, kültür merkezine, üniversiteye ve oraya buraya ERBAKAN'IN ismini vererek Erbakan'ın yolundayız diyerek zalimin zulümünü durdurup mazluma nefes olmayacağını bilmelisin.

Bu vesile ile merhum Necmettin ERBAKAN hocayı rahmetle, minnetle ve özlemle anıyorum...

Ruhun şad mekanın cennet olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Altın 2020-03-30 23:10:55

1-milli görüş, adil düzen, ağır sanayi hamlesi falan filan...bunların hepsi laf salatası ve kuru bir söylemden ibarettir. biz işin hakikatine nazar edelim.

bu tayfanın kendi içlerindeki inancı şudur: türkiye'ye islami bir düzen getirmek için demokratik sistemin imkanları ve örgütlenme özgürlüğü kullanılabilir. yani seçimle iktidara gelip türkiye'de bir islam düzeni kurmayı hedefliyorlardı.

bu açıdan karl kautsky sol için ne anlam ifade ediyorsa, erbakan'da islamcılara nispetle odur.

ilk bakışta gayet zekice bir plan gibi duruyor değil mi? ancak kazın ayağı öyle olmuyor maalesef.

baştaki niyetiniz her ne olursa olsun, siz sistemin imkanlarını benimsedikçe(kullanmak amacıyla da olsa) sistem de sizi absorbe etmeye ve dönüştürmeye başlar. zaman içinde tamamen düzen içinde erir ve onun renk zenginliğine katkıda bulunmuş olursunuz. bir de bunun üstüne düzenin nimetlerinden istifade etmeye başlayınca ve paranın ve makamın tadına alışınca artık geri dönüşü olmayan bir yola girmişsinizdir..

Avatar
Mehmet Altın 2020-03-30 23:12:02

2- şüphesiz bu tayfa, bütün bunlara rağmen kendilerinin hâlâ ideale bağlı kaldıklarını düşünecekler, yakın çevrelerine de kendilerini saf dava adamı olarak lanse etmeye devam edeceklerdir.

heyhat!

toplumsal ve siyasi vasatta subjektif düşünceler ve niyetlerin herhangi bir önemi yoktur. önemli olan yaptığınız işler, takındığınız tavırlar, benimsediğiniz politikalardır. kısacası, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

peki lafa değil de işe bakarsak, boş sözlere değil de, lisan-ı halin ifşaatına nazar edersek neler görürüz?

düzeni değiştirme ve islamı getirme vaadiyle ortaya çıkmış bir grup şark kurnazı tip,

neye talip olduklarının farkında olmadıkları gibi, onun şartlarından da bihaberler. tabii garibanlar pazarında bu saçmalıklarını yutturacak müşteri mebzul miktarda mevcut.

onların oylarıyla makamlara kurulmak, milletvekili maaşları almak, kamu malını yağmalamak, lüks ve refah içinde yaşamak ne güzel!

işte bunların içyüzü budur ey ahali.

Avatar
Mehmet Altın 2020-03-30 23:25:18

not: burada işin sadece bazı teknik kısımlarına bir parça temas ettim. islamın tatbik edilebilmesi için öncelikle 21. asra göre yeniden yorumlanması yani tecdid/yenilenme zaruretinden hiç bahsetmedim ki, bence bir müslümanın en büyük davası bu olmalıdır. tecdid hasıl olmadıkça gerisi hep hava civa çünkü...
(isnetus)

Avatar
Mehmet Altın 2020-03-31 22:29:04

Zamanında asgarî ücretten çok daha az bir ücrete eleman ilanı veren bir fanatik Erbakan'cı bir işletmecinin milletvekili adaylığı haberi çıkmıştı birkaç yıl önce, üstelik sigortasız çalıştıracak adam arıyor yani...
Nitekim bu goygoyculardan biri kazara çalışma bakanı olursa işçilere reva göreceği muameleyi düşünmek bile istemiyorum; hatta SP'li patronların işçileriyle kısa bir mülakat yaparak da acı gerçekleri öğrenmek mümkün diyeceğim ama budalalara hoş laf fayda vermez vesselam...

banner1

banner475

banner589

banner23

banner642

banner472

banner326