Yıllarca miting meydanlarına gidip liderleri dinlediniz, dinlediğinizi anlama gayretinde oldunuz, tabi olarak anladınız. Sonra anladıklarınızı bir başkasına anlattınız ve doğal bir seyir içerisinde bu yıllarca hep böyle oldu.

Bir gün bir fikirle yola çıkıp, hiç dinlemediğiniz ve mitingine katılmadığınız bir lideri dinlemek için  yolla çıkmaya karar verdiniz.

Lakin bu büyük yürüyüşünü herkesin  görmeyeceğini bilerek yürümelisin. Elbette ki herkes ve herkesim size bu yürüyüşünden dolayı katılmayacak, herkes size bundan sonra aynı bakmayacak bunu bilerek, anlayarak ve yaşayarak yürümek zorunda olduğunuzu bir an olsun aklınızdan  çıkarmamanız gerektiğini bilmelisiniz.

Tabii yola çıktığınızda sizi engellemek isteyen, senin ne işin var onlarla diyen bir çok insana denk geleceksiniz...

Ama siz bütün bu olanları duymazdan gelip büyük bir kararlılıkla miting meydanına yürümeye devam edeceksiniz.

Emin olun kendinizi en iyi hissettiğiniz ve tanığınız şey,düşünceleriniz de sadık kalmanız ve yola emin adımlarla devam etmeniz olacaktır…

Hayatta her zaman zorluklar yaşayabiliriz. İnançlı, güçlü ve hoşgörülü olursak ancak başarabiliriz. İhtiyacımız olan güç biziz aslında. Ne yapacağımızı biliyoruz.

Amaçlarımızı biliyoruz, hedeflerimizi biliyoruz, iyi ve kötü, tam ve eksik yanlarımızı da biliyoruz. Önümüzde  çok kritk bir seçim var kentimize veya ülkemize dair.

Potansiyelinize inanır, kentimizin ve ülkemizin geleceğini sahip çıkarsak her şey çok daha kolay olacaktır.

Toplumsal kutuplaşmanın ciddi ölçüde derinleşerek çıkmaza girdiği, adeta soluksuz yol aldığı günlerden geçiyoruz ülke olarak.

Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla iyiden iyiye ısınan meydanlarda art arda gerçekleştirilen mitingler de, bazı liderlerin kullandığı ayrıştırıcı, kutuplaştıcı ve ötekileştiren dil;

İnsanların kalplerini birbirine karşı soğutuyor, endişe veriyor ve korkutarak nefreti büyütüyor.

Meydanlarda ki çekişme, kavga ve tartışmalar birlik ve ülfet bağının çözülme sebebi olduğu gibi, kin, nefret ve ayrılığın adeta doğuşuna nedendir.

Türkiye de siyasetin temelini adalete, binasını insan haklarına ve çatısını üreten ekonomiyle inşa etmezseniz, iş o zaman çaresiz kalarak ya istiklal dersiniz yada beka!

Şunu aklımızdan sakın çıkarmayalım;

İnsanın kendisini bilerek zihninden geçen düşünceleri, dışarıdan duydukları seslerden daha kuvvetli ve baskındır.

Bir başka değişle kişinin miting meydanlarında  yada etrafında  duymak zorunda kaldığı sözler yada düşünceler ne olursa olsun, iç güdüsel olarak insan şiddetten ve nefretten daha çok merhamet ve hoşgörüye eğilimlidir.

İnsanı iyi ve seçim sonuçlarını doğru anlamanın yolu  aslına bakarsanız toplumu ve meydanları iyi ve doğru anlamak olduğunu görürsünüz.

İnsanı toplumdan toplumu ise insandan bağımsız düşünmemek gerektiğini bilmeyen yoktur kanatime göre.

Ancak; İdeal bir toplumuın içerisinde empati olmaz ise orada düşünce ve istişare yok demektir.

Güç ve kişilik çatışması birey ve toplumlarda olduğu gibi, lider ve lider adaylarında da olması temel bir takım pisikolojik sorunu doğurup, tehlikeli bir vaka olarak milletin önünde durmaktadır.

İnsanın olgunlaşmasında duygunun ve samimiyetin inceliği, hoşgörü olarak tanımladığımız  o muazzam güzelliğin yeri ve etkisi asla tartışılmaz.

Peki neden hoşgörü değil de öfke ve hırs meydanlarda daha etkili oluyor?

Bunu biraz düşün olurmu!

Kim ki milleti bir bütün olarak kucaklar ve bağrına basarsa o mutlaka kazanacak demektir. Sandıkta kaybeyse bile!

Aklımızdan asla çıkarmamamız gereken bir şey var, kazanmak sadece sandıkla olmaz, sandıkla başlar.

Unutulmamalıdır ki; en samimi, en derin,en geniş,ve kendini bilen liderlerde sevgi ve hoşgörü kavramları kişinin gönül dünyasından söze dökülürse, toplum ve insanlar ona göre şekil alır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.