banner465
banner373
banner279

Mevsimler değişti, yaz gelmeden yaz bitti ve geçen üç gün boyunca sel vurdu, yıktı, geçti…

İstanbul’da yaşananları görünce, Ankara’yı diğer şehirleri televizyondan izleyince Kocaeli’de yaşadığımıza şükrettim.

Şükürler olsun dedim.

Çünkü İstanbul’u betona boğdular, biz Kocaeli’yi Allah’tan boğmadık.

Gökdelenler diktiler, fidan dikeceklerine her metrekareye bir konut diktiler.  Sonuç ortada… İstanbul’da gram toprak kalmadı, yağmur suları toprakla buluşamıyor, sel oluyor, felaket oluyor.

İstanbullu yağmuru, seli, afeti düşünmedi. Haklarını teslim etmek gerekir; Kocaeli’yi yönetenler düşündüler.

Kocaeli’yi üç dönem yöneten önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na her yağan yağmurda, İstanbul başta olmak üzere bütün mega kentleri sel götürürken teşekkür borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Kuşkusuz on beş yıl boyunca bu şehri yöneten İbrahim Karaosmanoğlu için çok fazla eleştirilecek şey bulunabilir, çok şey söylenebilir bunlara hiç itirazım yok ama bize bıraktığı en büyük mirası unutmayalım derim…

Nedir Karaosmanoğlu’nun en büyük mirası?

“Diktirmediği binalar ve diktiği ağaçlar”dır…

Bazı aklı evvel ve yarım akıllıların, “üç dönem boyunca çiçek ekti, ağaç dikti” diye küçümsediği Karaosmanoğlu’nun yeşil sevdası, bugün Kocaeli’yi kurtarmıştır.

Bir gün Alikahya’daki OSB’ye giderken yolun ortasında, yolu bildiğiniz ikiye bölmüş bir ağaç görmüştüm. Karaosmanoğlu “kesilmesin” dediği için kesilmemiş bir ağaç…

Aynı şekilde Karaosmanoğlu’nun “diktirmediği binalar” da, çok katlı yapılaşmaya rezerv koyan yaklaşımı da bu şehrin betonlaşmasının önüne geçmiştir.

Kocaeli, bugün doğusundan batısına yeşil alanlarıyla oksijen deposu bir şehirdir.

İnşaata boğulmamış bir kenttir.

Yağmur suları, her şeye rağmen birçok başka kentin dışında toprakla buluşabilmektedir.

Peki, bütün bunları neden yazıyorum?

Karaosmanoğlu’nun bugün bir makamı, mevkisi, yetkisi, etkisi, gücü yok. Ben, sadece bir hakkı teslim etmek istedim hepsi bu…

Elbette Karaosmanoğlu sonrası yine şanslıyız. Tahir Büyükakın da maviye sevdalı, yeşile aşık bir adam. Yürüyüş Yolu’ndaki asırlık çınarlara dokunmamak için tramvayın yolunu değiştirmiş bir adam…

Yeni haftanın herkese bereket getirmesini diliyorum ve çok sevdiğim şu sözü hatırlatmak istiyorum.

Bugün gölgede oturuyorsak, uzun zaman önce birileri ağaç diktiği içindir...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner315

banner23

banner379

banner281

banner326