banner5
Editör
Editör
16 Eylül 2018 Pazar 09:50
Bu faizle çark dönmez

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yüksek faizden şikayetçi olduğu halde bugüne kadar atılan tüm adımlar, Türkiye'yi dünyanın en yüksek faizini veren üçüncü ülkesi konumuna getirdi. Merkez Bankası (MB) 13 Eylül'de yaptığı toplantıda güçlü bir parasal sıkılaştırma kararı alarak, politika faizini 625 baz puan birden artırdı. AKP döneminin en yüksek oranlı faiz artışı olarak tarihe geçen bu şok faiz artışı bankaların faizlerde yeni bir ayarlamaya gitmelerine yol açtı.

37-38 SEVİYELERİNE ÇIKTI

Karardan hemen sonra harekete geçen bankalar, paranın artan maliyetini öncelikle mevduat ve ticari kredi faizlerine yansıttı. Geçen cuma günü itibarıyla bankaların mevduata uyguladıkları faiz yüzde 23-24 seviyelerine yükselirken, ticari kredi faizleri de ortalama yüzde 37-38 seviyelerine çıktı.

FAKTORİNG FAİZLERİ UÇUŞA GEÇTİ

Finansmanını bankacılık sektöründen karşılayan faktoring firmaları da artan faiz oranlarını müşterilerine fazlasıyla yansıtıyor. Faktoring şirketlerine, genellikle bankacılık sektöründen istediği finansmanı sağlayamayan küçük işletmeler başvuruyor. Ağustos ayı ortalarında bankalarda kredi faizleri yüzde 34-35 seviyelerindeyken faktoring faizleri yüzde 40-42'lere kadar çıkmıştı. Aradan geçen son bir ayda faktoring oranları yüzde 48-50'lere dayandı. Piyasada yüzde 100 faizle iş yapan finansman şirketlerinin de olduğu biliniyor. Son gelinen noktada finans sektöründe mevduata uygulan faizle, kredi faizleri arasındaki makas rekor seviyelere ulaşmış durumda.

YÜZDE 50'YE DAYANIR

Bu gidişle pek çok işletme yüzde 50'ye dayanan faizlerle çarkı çeviremeyecekleri için küçülmek, hatta kepenk indirmek zorunda kalacak. Kur şoku ile yüksek faiz maliyetinin reel sektöre getireceği ağır yükün yılın geri kalanı için derin bir resesyona girme ihtimalini güçlendirdiğine dikkat çekiliyor. Keza yüksek faiz üreticiler için hem engel hem risk oluşturuyor. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan hammadde finansmanı ürünün satış fiyatının oldukça üzerinde kalıyor. Dolayısıyla şirketler, yatırımın bu kadar maliyetli olduğu bir ortamda üretimde daralmaya gidiyor. Bu da şirketlerde küçülme ve işçi çıkarmalara yol açıyor. Şirketler için yüksek faizi ödeyerek yeniden yatırım yapmak riskli duruma geliyor. Maliyetlerdeki artış tüketimin ötelenmesine de neden oluyor. Bu durumdan etkilenen sektörlerin başında beyaz eşya, otomotiv, kişisel tüketim geliyor.

FAİZ GELİRİ 183.6 MİLYAR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) aylık bankacılık verilerine göre, sektörün toplam faiz gideri ilk 7 ayda 2017'ye göre yüzde 23.4 artarak 79 milyar 317 milyon liraya yükseldi. Aynı dönemde bankaların mevduata verdiği faiz tutarı yüzde 40.8 artışla 70 milyar 272 milyon liraya ulaştı. Bankaların elde ettiği toplam faiz geliri ise temmuzda 2017'ye göre yüzde 35 artarak 183 milyar 612 milyar liraya yükseldi. Bu gelirlere en büyük katkı kredi faizlerinden geldi. Böylece bankalar yılın ocak-temmuz döneminde kredilerden 148 milyar 459 milyon lira faiz geliri sağladı. Bu gelirin 31 milyar 883 milyon lirası tüketici kredilerinden, 5 milyar 822 milyon lirası kredi kartlarından, 20 milyar 711 milyon lirası taksitli ticari kredilerden ve 90 milyar 43 milyon lirası diğer kredilerden alınan faizlerden oluştu.

Kaynak: Sözcü

Son Güncelleme: 17.09.2018 20:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner140

banner55

banner23

banner141

banner104