banner1027
banner279
banner888
Kocaeli Denge
Kocaeli Denge
13 Ocak 2021 Çarşamba 11:28
Evde kal hisseleri nedir, evden çık hisseleri nedir? Nasıl yatırım yapılır?

EVDE KAL HİSSELERİ, EVDEN ÇIK HİSSELERİ 2021 

Türkiye ve dünya piyasasında yatırım yapmak isteyenler, evde kal sektörleri ve dışarı çıkıyoruz sektörleri hakkında araştırma yapmaya devam ediyor. Garanti Yatırım, genel bir analiz ve değerlendirme raporu oluşturdu. Öte yandan siz de bu rapora bakarak Türkiye’deki evde kal hisseleri ve evden çık hisseleri hakkında bir fikir yaratabilir, kendi analizinizi kendiniz yapabilirsiniz. 

EVDE KAL HİSSELERİ Mİ, EVDEN ÇIK HİSSELERİ Mİ? 

Piyasalar seçimler sonrası iki konu arasında sıkıştı. Çoğu ülkede ikinci dalga başlarken, son dönemdeki aşı gelişmeleri algıyı çevirdi. Böylelikle, hem evde-kal hisseleri hem de dışarı-çıkıyoruz hisseleri aynı anda fiyatlandı, fiyatlanıyor. Evde-kal hisselerini çoğu kişi ezberlemiş olmalı; başta teknoloji; Amazon, Facebook, Apple, Microsoft, Zoom, Netflix gibi dijital eğlenceden veri depolamaya, haberleşmeden iletişim ağlarına, neredeyse teknolojinin tüm alanlarına dağıldı evde-kal hisseleri. Tüm kümeden bu şirketleri çıkardığımızda elimizde dışarı-çıkıyoruz hisseleri kalıyor; bunlar havacılık, ulaşım, eğlence, turizm, konaklama, gayrimenkul şirketleri denilebilir.

Evde-Kal Sektörleri

(Covid-19 İkinci Dalga)

Dışarı-Çıkıyoruz Sektörleri

(Aşı Geliyor)

Teknoloji (Genel Anlamda)

Dijital Eğlence

Dijital Sağlık

Haberleşme/İletişim Teknolojileri

Donanım Teknolojileri

Veri Depolama/İşleme/Bulut

Sağlık/İlaç

Temel Tüketim

Hizmet Sektörü (Genel Anlamda)

Havacılık

Ulaşım/Araç Kiralama

Otomotiv

Enerji

Turizm/Konaklama

Gayrimenkul/Kiralama

Eğlence

Lüks Tüketim (Görece)

Aşı haberlerinin gelmesiyle ilk dikkat çeken şey, birinci tablodaki sektörlerden ikinci tablodaki sektörlere rotasyon oldu. İlk tepkide, Nasdaq gerilerken, Dow Jones 30 bine gitti, Russel endeksi ralli yaptı, tipik bir büyüme şirketlerinden değer/momentum şirketlerine geçiş izledik. Ancak aşı takvimleriyle yüzleşen piyasa, ilk tablodan da vazgeçemiyor. Bu aşamada en azından şunu söyleyebiliriz; ekonomik büyüme kaydedildikçe evde kal sektörleri belki albesini bir kademe kaybedecek ama portföylere girmeye devam edecek. Diğer taraftan pandemi sürecinde görece daha az darbe yemiş, sağlam kalabilen dışarı-çıkıyoruz sektörleri farkı kapatmaya çalışacak. Bundan 2 yıl sonrasını düşünelim; pandeminin tamamen bitmiş olabileceğini, hayatın tamamen normalleştiğini hayal edelim. Eğer o günler gelecekse, ki gelmemesi için sebep yok, ikinci tablodaki her şirketin çok kaba hesapla en azından covid-19 öncesi fiyatlarına dönmesi beklenebilir. Tabii ki hiçbir şey ceteris paribus değil, aynı karların yazılması, aynı tüketimin yapılması, aynı gelirler, aynı istihdam, bunların hepsi yıllar alabilir, ancak piyasa oyuncuları aradaki farklı kapatabilmek için yarış halinde.

Portföy Oluştururken Düşünülmesi Gerekenler

Her yatırımcının yegâne gayesi getiri elde etmektir. Portföy oluşturulurken bir dünya faktör işin içine girer tabii ki, ama önce getiri, sonra da getirinin oynaklığı kritiktir. Her ne kadar çoğu zaman bir getiri hedefi konamasa da, amaç, en azından mevduat veya tahvil getirisinden daha fazla getiri elde etmek ve bunu portföyü sarsmadan yapabilmektir, (Portföyün sarsılması konusuyla ilgilenenler bu aşamada “maximum drawdown, volatility, portfolio selection, VaR” gibi kavramlar üzerine eğilebilir). Yukarıdaki tablonun solundaki sektörler (teknoloji) burada öne çıkıyor, milyar dolarlık fonların, portföylerin sepetine Amazon, Google, Apple gibi isimleri eklemesinin bir numaralı sebebi, görece düzenli, oynaklığı düşük, birkaç yılı aşkın nakit akışı yaratmak.

Apple, Amazon gibi devlerin bugünkü mevduattan (Dolar) veya kısa vadeli tahvillerden daha yüksek getiri ve nakit akışı kazandıracağı çok daha yüksek olasılık, çünkü mevduatın nakit akışı neredeyse sıfır, para durduğu yerde duruyor veya enflasyona karşı eriyor. Bu yüzden, ABD’den tutun Japonya’ya, Kanada’dan İskandinav ülkelerine kadar görebileceğiniz tüm varlık, fon, emeklilik portföylerinde bu dev isimler var (İlk beş şirket; Microsoft, Amazon, Facebook, Apple, Google). Bize en çok gelen soruların başında şu geliyor: “Buradan Amazon alınır mı, Apple alınır mı?”. Bu şirketlerin portföylere giriş sebebini tekrar tekrar anlatıp verdiğimiz cevap genelde evet oluyor, eğer mevduatın ötesinde bir nakit akışı yaratmak istiyorsanız. Bu yüzden bu şirketlerin her düzeltmede alındığını, grafiklerinin dik olduğunu görüyorsunuz, çünkü herkes orada ve bu şirketler neredeyse tüm ekonomiye dokunuyor, ekonomiyi temsil ediyor.

Soru şu: Birinci tabloya mı ağırlık verelim, ikinci tabloya mı? Cevap: Orta-uzun vadeli nakit akışı için birinci tablo, riski artırmak ve kısa vade fırsatları için ikinci tablo. İkinci tablodakiler de elbette uzun vadeli nakit akışı sağlayabilir ancak geçtiğimiz dönem itibariyle havacılık, turizm sektörü gibi, eğlence sektörü gibi geliri belirsiz sektörlerin uzun vadeli yatırıma dönmesi için daha belirgin bir görünüme ihtiyaç olduğu aşikâr. Bu şirketlerin hâlihazırda doğru düzgün geliri bile yok, burada fiyatlanan şey, büyük ölçüde, gelecekteki gelirler. Portföyünüzü oluştururken, riskli sektörlerden darbe almış şirketleri almayı düşünürken, hangi beklentiyi satın aldığımızı bilirsek, savrulma riskimizi de görece ayarlayabiliriz.

RİSKİ KONUŞALIM

Bu durum neredeyse her sektörde ralli yaratırken teknik olarak riskli bir durumu da ortaya çıkarıyor; herkesin alıcı olduğu piyasa. Bunu sayılarla ölçmek zor olsa da, borsaları alt alta, üst üste koyunca ortaya çıkan sonuç bu ve kitaba göre konuşacak olursak, bu tam bir karşıt gösterge (‘contrarian indicator’). Aşının gelmesi dâhil, normalleşmeye dâhil hemen her şey fiyatlara çoktan girmiş olabilir. Aylardır hiçbir ekonomik veriye bakmayan, sadece MB yardımlarına ve aşıya odaklanan piyasa, artık verilere dönebilir, (şirket karları, harcamalar, istihdam, temettü vb.). Bu sebeple de fiyatların doyduğu, gelecekteki beklentilerin büyük ölçüde satın alındığı, gerçek verilerle yüzleşilen bir düzeltme olasılığı az değil.

· Gelirlerin/Harcamaların azalması: Şirket karlarının düşmesi, beklentilerde aşağı yönlü güncellemeler

· Pozitif gelişmelerin hâlihazırda fiyatlarda olması: Yeni alıcı bulmak için yeni katalizör bulmanın zorlaşması (Teknik tetikleyiciler hariç)

· Herkesin boğaya dönmesi: Herkesin alıcı olduğu piyasada, piyasayı yukarı taşıyacak yeni alıcıların kalmaması

2021 STRATEJİSİ

2021’de sektör rotasyonun devam etmesini bekliyoruz. Büyüme hisselerinden, değer/momentum hisselerine geçiş kaçınılmaz, “ucuz” arayışı, portföylerin teknoloji hisseleriyle dolması da bunun diğer sebebi. Aşılamanın yaygınlaşması ve normalleşmenin tüm dünyada başlamasıyla, “dışarı-çıkıyoruz” sektörlerinin diğer sektörlere göre tercih edilmesini bekleriz. Ancak pandeminin dijital dönüşümü yüzümüze vurduğu gerçeğini, şirketleri teknoloji yatırımlarını artırmaya zorladığını, ekonominin her kesiminde teknoloji konuştuğumuzu göz ardı etmemiz mümkün değil. Bu sebeple “evde-kal” diye betimlediğimiz, aslında ekonomiyi büyük ölçüde temsil eden sektörlerin de her zaman portföye gireceğini düşünüyoruz.

Öncelik vermek gerekirse; Avrupa borsaları, İngiltere, Japonya, Avustralya ve gelişmekte olan ülke borsaları ABD borsalarına göre daha iyi performans gösterebilir, zira değer şirketlerinin çoğu bu ülkelerde. ABD borsalarından S&P 500 ve Nasdaq 100 içindekileri ilk tabloya alırsak, geride kalan Dow Jones, Russel gibi, orta ve küçük şirketlerin olduğu değer şirketlerinin de diğerlerine göre daha iyi performans göstermesini bekleriz. Özetleyecek olursam;

Ülke olarak: Avrupa+İngiltere+Avustralya+Japonya > ABD

Sektör olarak: Değer+Momentum şirketleri > Büyüme şirketleri (veya İkinci Sütun>Birinci Sütun)

Endeks bazında: FTSE+DAX+Dow Jones+Russel+Avustralya+Japonya > S&P 500+Nasdaq

Son Güncelleme: 13.01.2021 11:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner962

banner23

banner642