banner279
banner373
banner397

Bir süredir hareketli olan ve baş döndüren gelişmelerin yaşandığı, bir gazetenin açıldığı, öbürünün satıldığı…

Meslek büyüklerimizin birbirinin evine erzak götürdüğü, elektrik faturasını ödediği Kocaeli medya dünyasında bir büyük şok daha yaşandı.

Dün itibariyle Kocaeli’de yayın yapan ve “kağıda basılan” 13 gazeteden 8 tanesi “resmi ilan” parasını alamadı.

Gerekçe; vergi borçlarının olması ve düzenli olarak vergi borçlarını ödeyememeleri.

***

Konuyu bilmeyen ve medya dünyasının dışındakiler için kısa bir özet yapayım.

Kağıt gazetelerin ayakta durmasını sağlayan en önemli gelir kaynaklarından biri resmi ilanlar.

Yani, kağıda basılan gazetelere en büyük para aslında devletten geliyor.

Gazeteler; çalıştırdıkları personel sayısı, sayfa sayıları, tirajları gibi birçok kritere göre her ay devletten para alırlar. Bunun karşılığında da ihale, icra gibi ilanları yayınlarlar.

Bu para gelmesin belki Türkiye’de toplasanız 10 tane bile gazete çıkamaz.

Yerel medyada bir tane bile kağıt gazete kalmaz.

***

Dün itibariyle resmi ilan ödemeleri artık gazetelerin ‘vergi borcu’ olup olmadığına göre yapılmaya başlandı.

Yani devlet dedi ki; düzenli olarak vergi ödemezsen bundan sonra benden para alamazsın. İlanı veririm ama parayı sana değil, borçlu olduğun vergi dairesine senin adına yatırırım. Vergi borcundan da düşerim.  

***

Kocaeli’de yayın yapan Demokrat Kocaeli, Bizim Yaka, Gebze Gazetesi, Gebze Yenigün ve Gebze Haber dışındaki bütün gazeteler resmi ilan alamadı.

Özgür Kocaeli, Kocaeli Gazetesi, Çağdaş Kocaeli Gazetesi, Mavi Kocaeli gazeteleri resmi ilan ödemelerini alamadı.

Bu gazetelere vergi borçları nedeniyle ödeme yapılmadı. Devlet, bu gazetelere ödemesi gereken parayı vergi dairesine yatırdı.

Bundan sonra gazetelerin gecikmiş vergi borcu varsa, Basın İlan Kurumu’ndan gelecek olan meblağ, gazeteye değil borcu karşılığı olarak vergi dairelerine yatırılacak.

Gazeteler vadesi geçmiş vergi borcu bulunmadığına dair belgeyi Basın İlan Kurumu’na sunması halinde ödemeyi alabilecek.

***
Bu durum elbette zaten can çekişen sektöre ağır bir darbe daha indirdi.

Medya sermayesinin üzerindeki yükü artırdı.

Peki, burada ne yapmak lazım?

Bir kere gazetecilerin de gazete sahiplerinin de “Biz yine düzenli vergi vermeyelim ama bir taraftan da devletten destek almaya devam edelim” demesinin bir geçerliliği yok.

Bu iş, sürdürülebilir değil.

İğneyi önce kendimize batıralım. “Bugün Türkiye’de yaşayan ve bir yerde çalışan, iş yapan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı vergi vermek zorunda. Gazeteciler, “Bizim istisnamız olsun” diyebilir mi?

Her sene vergi borçlularını “vergi yüzsüzleri” diye haber yapan gazetelerin, kendilerinin vergi vermemesi kabul edilebilir mi?

***

Bir de işin başka bir boyutu var.

Bugün gazetede çalışan asgari ücretli adam bile vergi veriyor.

Gazetede çalışan şoförün, muhabirin, sekreterin, yazı işleri müdürünün maaşından kesilen vergi daha havada devlet tarafından alınıyor.

Gazetede çalışan personel vergi ödeyecek ama gazete patronu ödemeyecek.

Moda tabirle soralım; “Böyle bir şey olabilir mi ya?”

***

Bugün eline ayda 2 bin 20 lira geçen adam vergi veriyor. Maaşı daha bankaya yatmadan vergi kesiliyor. Gariban esnaf vergi veriyor. Ayakkabı boyacısı, terzi, bakkal, manav vergi veriyor.

Gazeteci de, gazete patronu da vergi vermek zorundadır.

Önce bunu kabul edelim ve sonra, sektörün bu darboğazdan nasıl çıkacağına dair birlikte kafa yoralım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner315

banner23

banner281

banner326