banner279
banner373
banner397
banner428
Kocaeli Denge
Kocaeli Denge
22 Ekim 2018 Pazartesi 11:30
"Faturayı ödeyen biz olmayacağız!"

İzmit'te Alternaif Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen foruma Gazete Duvar ekonomi yazarı Bahadır Özgür, Gebze'de sendikal hakları için direnişte olan Flormar işçilerinden Ayşe Öztürk ile Bursa'da yine sendikal hakları için direnişte olan Cargill işçilerinden Fatih Gürdal konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğin açılışında Kocaeli Demokrasi Girişimi adına konuşan Bekir Yurdagül, işçilerin emekçilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Krizi konuşacaklarını belirten Yurdagül, "Ülkedeki ekonomik krizin faturası işçilere ve emekçilere kesiliyor ve ödetilmek isteniyor. İşçiler emekçiler aynı zamanda işten atılıyor ve yokluğa mahkum ediliyor. Bu ülkede bir çok direnişe tanık olduk destek verdik, şimdi yine böyle bir görevimimiz var. Güçlülerin güçsüzleri ezdiği bu süreçte işçilerin, emekçilerin yanında olacağız" ifadelerini kullandı. Yurdagül'ün ardından HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun dayanışma mesajı okundu. Forumun moderatörlüğünü TGS Kocaeli Temsilcisi Caner Aktan yaptı. 

'HİÇBİRİ KRİZ OLDUĞUNU KABUL ETMEDİ'

Forumda ilk olarak konuşan ekonomi yazarı, Bahadır Özgür, Cargill ve Flormar işçileri ile birarada olmaktan mutlu ve umutlu olduğunu belirterek konuşmasına başladı. İktidarların her dönemde krizi kabullenmedikleri belirten Özgür, "İlk başta dolar yükseldiğinde 'dış güçler' dendi, sonrasında 'kriz mriz yok' dendi. Havalimanı işçilerinin eyleminden sonra ise 'kriz psikolojiktir' dendi. Aslında oldukça çelişkili oldukları görülüyor. Bundan önce geçirdiğimiz bir çok kriz oldu ancak hiçbir iktidar ülkenin krize girdiğini kabul etmeyip, dış güçlerin oyunu olduğu söyledi. AKP'de bu kadar iddialı olduğu ekonomi konusunda krizde olduğunu elbette söylemeyecekti. Şuanda yaşadığımız kriz ise daha öncekilere hiç benzemeyen bir kriz türü. Sebebi ise 2001 krizinden sonraki yeni büyüme modeli" diye konuştu.

banner306
2001'de ülkenin büyük bir kriz yaşadığını hatırlatan Özgür, "2001'den sonra büyüme modeli devletin borçlandığı değil vatandaşın borçlandığı bir durum oldu. Finalsal istikrarı sağlamaya dönük mücadele olarak adlandırlmıştı. Bu döneme kadar üç önemli tarih var; 2006, 2008, 2013. Bu tarihlerde yasanan önemlidir. 2006'da borçlar özel sektör ve halk olarak bölündü. 2008'de Mortgage krizi yasandı. Çok konuşulmasa da 2008'de o kriz etkiledi. Ama bu krizden en çok yararlanan ülke Türkiye oldu. O dönem Erdoğan bir çok büyük proje açıklamaya ve 'ustalık dönemi'ni inşa ettiğini söyledi, dövizle borçlanma yasağını ortadan kaldırdı. Türkiye'nin yaşadığı en büyük 2001 krizi ile şuanki arasındaki iç borç toplam 13 kat arttı. Bunun gibi bir çok borç katlandı ve 2017 de ilk kez vatandaşla devletin borcu eşit düzeye geldi" dedi. 

AKP'nin patronları koruduğunu belirten Özgür, "AKP'nin elinde ekonomiyi çevirecek bir şey kalmadı. O yüzden direnişeri bastırıyorla, artık farklı yollar da aramaya çalışılıyor. Bu güne kadar 3.000 şirket konkordato ilan etti, bunların yüzde 70'i inşaat sektöründe. Dolar sadece burada bir dürtükleyicidir. Tüm bunların sonucunda işçiler işten atılmaya devam edecektir. Kıdem tazminatı da tekrar tartıştılmaya açılacak. Dolayısıyla krizin yükünün de kime çıkarılacağı gayet açık. Burada amaç patronları korumaktır" sözlerini kullandı. 

'KARARLILIKLA DİRENİYORUZ'

Daha sonra sözü sendikal hakları için direnen Flormar işçileri adına Ayşe Öztürk aldı. 11 yıl Flormar'da çalıştığını belirten Öztürk, "İlk direnişe çıktığımızda iki üç gün direniriz diye düşünmüştük sonrasında ise bu yaşananların karşısında asla yılmayacağımızı gördük. Ve 160 gündür aynı kararlılıkla direniyoruz. Asla umutsuzluğa kapılmadan devam edeceğiz" dedi. 

Öztürk'ün ardından sözü direnişteki Cargill işçileri adına Fatih Gürdal aldı. Gürdal, 2012'den bu yana sendikalı olmak için mücadele ettiklerini belirterek sözlerine başladı. Cargill'de 17 yıldır çalıştığını ifade eden Öztürk, "Fabrikanın önünden gideceğimizi sanıyorlar ancak gitmeyeceğiz ve direnmeye devam edeceğiz. Elbeette kriz döneminde işsiz olmak zor ancak faturayı da ödeyen biz olmayacağız. Ücretlerimiz düşürülüyordu, bunun karşısında mücadele etmeye başladık. Patronun söylediği ise dışarda bir çok işçi olması, benim savunduğum ise sendikayı, mücadeleyi liselerde okullarda öğretmeliler gençlere. Eğer direnmezsek çocuklarımıza hiç bir gelecek bırakamayacağız" dedi. Mücadele vurgusu yapan Öztürk, "Olan haklarımızı bile alıyorlar, bunlar için direnmeliyiz. Zamanında nasıl direnişle alındıysa haklar, şimdi de o şekilde mücadele etmeliyiz" diye konuştu. 

Forum soru cevap kısmından sonra son buldu.

banner371
Son Güncelleme: 23.10.2018 20:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner315

banner23

banner281

banner326