banner5
Editör
Editör
30 Nisan 2018 Pazartesi 09:22
Kocaeli'de 1 Mayıs'ın ışığında geçmiş ve bugün tartışıldı 

Emek Partisi (EMEP) Kocaeli İl Örgütü tarafından yapılan etkinlikte 1 Mayıs öncesi işçi sınıfının geçmişi ve bugünü tartışıldı. EMEP İl Başkanı Arzu Erkan'ın moderatörlüğünü yaptığı etkinliğe Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA) Üyesi Doç. Dr. Hakan Koçak, Harb İş Kocaeli Eski Şube Başkanı Bekir Yurdagül, Petrol İş Kocaeli Eski Şube Başkanı Ali Buğdacı ve DİSK Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan konuşmacı olarak katıldı. 

'İŞÇİ SINIFI MÜCADELEYE DEVAM EDECEK'

Etkinlikte ilk olarak konuşan Doç. Dr. Hakan Koçak, 1 Mayıs'ın en yaygın, en kitlesel ve en evrensel kutlanması gereken bir gün olduğunu vurguladı. 1 Mayıs'ın çıkış noktasından söz eden Koçak, "Amerika'da 8 saat çalışma isteğiyle ortaya çıktı 1 Mayıs. O dönem kazanılan bu hak artık ortan kalkmış durumda. Günümüzde ise 1 Mayıs'ı sıkça duyduğumuz yerli ve milli olmamak ile suçluyorlar oysa ki yerli ve milli bir gelenektir 1 Mayıs Türkiye'de. 100 küsür yıldan beri bu topraklarda kutlama çabalarına sahne oldu ve 1 Mayıs kutlamaları bütün zorluklara rağmen gerçekleştirildi dönem dönem. Selanik Sosyalist İşçi Platformu'ndan bu yana gelen bir gelenektir" dedi. Marx'a vurgu yaparak kapitalizmin kendi mezarını kızdığını söyleyen Koçak, "Kapitalizm kirli ve kanlı bir tarihe sahiptir. Milyonlarca insanı topraklarından koparmış, ekmeklerini elinden almıştır. Kitle katliamları ve kıyımlar yapmıştır. Bütün bunların yanında K. Marx'ın da dediği gibi kapitalizm kendi mezar kazıcılarını yaratıyor, evet bu sınıf mücadelesinde az miktarda zafer kazanmış olsa da işçi sınıfı bu bitmeyen sınıf savaşında hiç bitmeyen bir mücadele vermeye de devam etmiştir, edecektir" diye konuştu. 

'BU DÜZEN DEVRİLECEK'

Harb İş Kocaeli Eski Şube Başkanı Bekir Yurdagül ise, kendi işçilik ve sendikacılık sürecinden örnekle verdi. Tersanede çalıştığı dönemde Özal'ın iktidarda olduğunu ifade eden Yurdagül, "O zamanlar 'Çankaya’nın şişmanı işçilerin düşmanı' sloganını atardık. İş yerlerinde hep bir huzursuzluk vardı” dedi. Sendikacı oldukları dönen işçilerin sorunları ile ilgilendiklerini belirten Yurdagül, "Biz o dönem SHP'ye üyeydik. Sağcı dediğimiz işçiler bizi sendikanın başına seçtiler. Çünkü bir rahatsızlık vardı. Öncelikle işçilerin bireysel ve toplumsal sorunları ile ilgileniyorduk. İş yerlerinde işçilerle sendikanın birliğini sağlamaya çalıştık. Ve işçiler sonrasında bizim gerçekten çalıştığımızı gördüler, birlikte hareket ettik" dedi. '89 Bahar Eylemlerinde Gölcük Tersanesi'nin önemli etkileri olduğuna vurgu yapan Yurdagül, "O dönemler bugün gibi herkesin kendi kabuğuna çekildiği dönemler değildi. 89'da burada yaptığımız eylem sonrası Türk İş, Harb İş'i ihraç etti" diye konuştu. Patrona ve Hükümetlere geri adım attırabilineceğini dile getiren Yurdagül, "Sendikacıların niyetleri gerçekten işçiler olursa ve işçilerle bir bağ kurulursa, işverene de iktidara da geri adım attırmak mümkün. Bu düzen devrilecek, işçiler de sendikacılar da burada tekrardan devreye girecek” dedi. 

'1 MAYIS'LARI BAHAR EYLEMLERİ GİBİ KUTLAMALIYIZ'

Yurdagül'ün ardından Petrol İş Kocaeli Eski Şube Başkanı Ali Buğdacı, 89 Bahar Eylemlerinde politikleşmiş bir işçi sınıfının varlığından söz etti. 12 Eylül'den sonra politik işçilerin Türk İş'i sıkıştırmaya başladığını ifade eden Buğdacı, "88-89 Bahar Eylemlerinden sonra Petrol İş’te yönetime el koyduk. Bu dönemlerde işçi sınıfı hareketlendi. 100 günün üzerinde eylemler yapıldı. Fabrikalar durduruldu. Türkiye’de üretimi durduran ilk işçiler Petkim işçileridir" dedi. O dönem yaşananlardan sonra işçi sınıfının kitleselleştiğine vurgu yapan Buğdacı, "Bütün kalbimle inanıyorum ki, biz 1 Mayıs’ları bahar eylemleri gibi kutlayacağız" ifadelerini kullandı. 

'24 HAZİRAN ÖNCESİ BİR SIÇRAMA TAHTASI'

Son konuşmacı olan DİSK Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan ise, 1 Mayıs'ta giderek yaygın ve yerel olarak kutlanan bir gün olmaya başladığına vurgu yaptı. Bu 1 Mayıs'ın önemine vurgu yapan Aslan, "Bu 1 Mayıs, 24 Haziran'da Türkiye’yi tek adam ile yönetmeye çalışanlara karşı bir şıçrama tahtası olarak görülebilir" dedi. 16 yılda iktidarla birlikte çok ciddi bir kutuplaşma yaratıldığını belirten Aslan, "99'da sosyal güvenlik yasasına karşı bir araya gelindi. Bundan sonra işçi sınıfı konfederasyonlar düzeyinde hiç bir araya gelemedi. Farklı sendikalardaki işçilerin birbirine bakış açıları oldukça değişti" diye konuştu. Yakın dönem direnişlerinden de bahseden Aslan, "Saya işçilerinin direnişi kitlesel eylemlere sebep oldu. Saya işçilerinin gösterdiği diğer bir şey de aynı şekilde Suriyeli işçilerin de mücadele ile birleşmesi, önemli bir kazanlar doğurdu" dedi. İşçi sınıfının taleplerine değinen Aslan, "Sendikal bürokrasiye karşı işçi sınıfının gözünü açması ve mücadele etmesi gerekmektedir. Ayrıca en önemli taleplerden biri kreş hakkı. Kadınların çalışmasının önünde ciddi engel olarak duruyor. Bir diğeri ise OHAL'in kaldırılması talebidir. İş cinayetleri bu dönemde bir hayli artmış durumda çünkü tedbirler alınmıyor. Bu da önemli bir taleptir. Demokratik olarak sendikalara üye olmak da sınıfın önemli bir talebidir. Bu değişmezse, sendikalar da bulunduğu mevziyi kaybedebilir. Özelleştirmelerin kaldırılması da talebimiz olmalıdır. Özgür bir basının olması, medyanın tek adam elinden kurtulması bir talebimizdir. İşçi sınıfının önemli diğer bir görevi ise savaşı değil barışı savunmaktır" diye konuştu. 

Konuşmaların ardından etkinlik soru ve cevaplarla devam etti. 1 Mayıs'ta Gebze'de olacak olan EMEP, Salı günü saat 10.00'da herkesi Gebze Trafo Meydanı'na davet etti. 

Son Güncelleme: 02.05.2018 09:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner55

banner23

banner143

banner104