banner904
banner279
banner911
banner899
Denge Editör
Denge Editör
18 Eylül 2020 Cuma 11:10
Tahir Büyükakın Avrupa'nın çifte standardını gözler önüne serdi

Kocaeli haber... Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin İzleme Komitesi toplantısına Türkiye Delegasyonu Başkanı sıfatıyla katılım sağladı. Toplantıda Avrupa ülkelerinde yerel yönetimlerin durumu ve yapılan son reformlar ele alındı.

ÇİFTE STANDARDI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ 

Türkiye ile ilgili gündem maddesine gelindiğinde Avrupa Venedik Komisyonu tarafından hazırlanan rapor masaya yatırıldı. İngiliz Raportör Andrew Dawson’un terör suçlamalarıyla görevden alınan başkanlar hakkında yaptığı açıklamalar karşısında söz alan Delegasyon Başkanı Tahir Büyükakın, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı uyguladığı çifte standardı gözler önüne serdi.

“NEZAKET SINIRLARI FAZLASIYLA AŞILMAKTA”

Raportörlerin değerlendirmeleri ve sundukları rapor üzerine bir konuşma gerçekleştiren Başkan Büyükakın, “Sözlerime bir soru ile başlamak istiyorum” diyerek rapor hakkında şu değerlendirmeleri yaptı: “Yerel ve bölgesel yönetimler konseyi komiteleri tarafından hazırlanan raporların sınırlarını ne çizer? Sizlerin de açıkça bildiği üzere bu Avrupa özerklik şartıdır. Ne var ki zaman zaman hazırlanan raporlarda, özerklik şartının çizdiği sınırların dışına çıkıldığını üzülerek görmekteyiz. Dahası bu yaklaşım hatası, Avrupa Birliği’nin merkez ülkelerinden çevre ülkelerine doğru gidildikçe daha da artmakta, hele hele söz konusu Türkiye olunca diplomatik nezaket sınırları zorlanmakta ve hatta bazen fazlasıyla aşılmaktadır.

“GÖREVLERİNDEN UZAKLAŞTIRILABİLİRLER”

Sizlere sormak istiyorum acaba Avrupa Özerklik şartı bu konuda nasıl bir düzenleme getiriyor? Sizlerin de bildiği üzere cevap çok açık. Anayasal ve yasal düzenleme arıyor. Değerli komite üyelerine, altını bir kez daha çizerek hatırlatmak istiyorum. Türkiye de seçilmiş bir belediye başkanının görevi ancak ve ancak yargı kararı ile son bulur. Konuya ilişkin anayasal ve yasal normumuz budur. Ve yine bu düzenlemeler çerçevesinde, Belediye Başkanları adil bir yargılamanın gereği olarak, hakların da yürütülmekte olan bir yargılama nedeniyle, yürütmenin yetkili organlarınca görevlerinden uzaklaştırılabilirler.

“ÖZERKLİK ŞARTININ ÇİZDİĞİ ÇERÇEVEYE AYKIRIDIR”

Görevden alınan belediye başkanları hakkında ne yapılması gerektiği söyleniyor. Belediye kanununda değişiklik yapılması öneriliyor. Bu şekilde tavsiye kararı alınması açıkça özerklik şartının çizdiği çerçeveye aykırıdır.  Avrupa Özerklik şartının gereklilikleri apaçık ortadayken, genişletici yorumlar yaparak Türkiye’nin anayasal ve yasal düzenlemelerinin bir gereği olarak yargı organları ve yürütme organları tarafından alınan kararların meşruiyetini tartışmak, en yumuşak ifadeyle özerklik şartının çizdiği çerçeveye aykırıdır. Keşke elimizde bu yaklaşımın art niyetli olmadığını düşünmemize sebep olacak somut veriler olsaydı. Ne var ki Avrupa Konseyi’nin, farklı ülkelerdeki benzer vakalara ilişkin yaklaşımındaki farklı tutumlar, bizi Türkiye’ye karşı uygulanan çifte standart konusunda endişeye sevk etmektedir.

"FARKI APAÇIK GÖSTERECEĞİM”

Değerli Komite üyelerine Katalan Parlamentosu’nun 2017’de bağımsızlık referandumu yapmasının öncesinde ve sonrasında yaşanan olaylarla ilgili Avrupa Komisyonu’nun tavrını hatırlatmak isterim. Hatırlayacağınız üzere Katalonya Özerk Hükümeti Başkan Yardımcısı Junqueras tutuklandı, milletvekilliği yüksek mahkeme tarafından askıya alındı. Referandum sanıklarından bazıları Nisan ve Mayıs 2019’da yapılan seçimlere girdiler. Seçimleri kazandılar ve mazbatalarını aldılar. Ancak bir milletvekili ve senatörün hakları donduruldu. Şimdi size Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye karşı tavrıyla, İspanya’ya karşı tavrı arasındaki farkı apaçık göstereceğim. Avrupa Komisyon Başkanı Jean Claude Junker konuya ilişkin değerlendirmesinde, referandumun İspanya yasalarına aykırı ve İspanya’nın içişleriyle ilgili olduğunu söyledi. Junker, bu objektif değerlendirmenin ötesine de geçerek, eğer referandum İspanya anayasasına göre yasal olsaydı bu topraklar Avrupa Birliği dışına çıkardı diyerek subjektif bir değerlendirmede de bulundu.

“TÜRKİYE BAĞIMSIZ BİR DEVLETTİR”

İspanya ve Türkiye’ye karşı geliştirilen tavrın farklılığını ve çifte standardı gözler önüne seriyorum. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir. İmzaladığımız uluslararası anlaşmalar, anayasamız gereği bağlayıcıdır. Avrupa özerklik şartının imzaladığımız ve imzalamadığımız maddeleri bellidir. Özerklik şartının çizdiği çerçevenin dışına çıkılarak, yetkili yargı ve yürütme organları tarafından anayasal ve yasal düzenlemelere bağlı kalınarak alınan kararların meşruiyetinin tartışılması asla kabul edilemez. Junker’ın ifade ediş şekliyle söylersek, bu Türkiye’nin içişleriyle ilgilidir. Türkiye söz konusu olduğunda standartları değiştirmekten vazgeçilmelidir. Sonuç olarak heyet üyelerine raporun kabulünün özerklik şartına aykırı olduğunu bir kez daha hatırlatır, çifte standart anlamına gelecek olan bu rapora ret oyu vermelerini istiyoruz."

Son Güncelleme: 19.09.2020 12:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner912

banner23

banner642

banner475

banner472