banner465
banner373
banner279

İşimi dört duvar arkasına, sadece bilgisayar başında, masa başında yapmıyorum. Elimden geldiğince sahada, dışarıda olmaya özen gösteriyorum.  Yüz yüze iletişimin gerekliliğine her zaman önem veriyorum.

Geçtiğimiz günlerde, farklı görüşlerden farklı insanlarla bir aradaydım. İlk ziyaretimi anlatayım. Bu ziyareti, uzun yıllar AK Parti hareketi içinde yer almış, partinin emektarlarından, deyim yerindeyse askerlerden birine yaptım. İsmi, elbette sadece bende kalacak.

(Bu arada parantez açıp bir şey söylemek durumundayım. Bu konu hakkında görüştüğüm kişi kesinlikle Başiskele Belediyesi kurucu başkanı Hüseyin Ayaz değil. Bugün Hüseyin Ayaz'a yeni parti daveti diyerek bir kulis haber yaptık. Bu haberle bu yazı çakıştığı için, birileri Hüseyin Ayaz'dan bahsettiğimi düşünebilir. Bu yazıda bahsedilen kişi, Ayaz değildir. Parantezi kapatıp devam edelim). 

Uzun yıllar AK Parti sancağını taşımış bu ağabeyimize siyasetteki hareketliliği sordum. Her şeye rağmen, bütün negatiflik ve olumsuzluklara rağmen AK Parti’den ümidi kesmediğini gördüm. Ama Yeni Parti’deki hareketliliği de yakından takip ettiğini gözlemledim.

“Yeni Parti çoktan kurulmuş, ok yaydan çıkmış” dedi… Peki, AK Parti’den ne derece katılım olacak? Kimler gidecek? Kimler kalacak?

Ağabeyimizin anlattığı gibi; AK Parti’deki kongre süreci çok önemli… Bu kongreler, beklentileri ve değişim taleplerini karşılarsa kopuşlar “sınırlı” olacak.  Kritik soru şu; AK Parti sokağı dinleyecek mi?. Peki, sokak ne diyor? Ağabeyimizin dediği gibi; sokak, “Reis”in liderliğine bir şey demiyor ama “partili cumhurbaşkanlığı” istemiyor. Cumhurbaşkanı, “reis”  olsun ama partiyi bir AK Parti’li yönetsin diyor. “Fabrika ayarları” zaten en büyük beklenti.

Peki, bu değişim gerçekleşecek mi? Gerçekleşirse ne kadar ve nasıl gerçekleşecek?

İşte bütün bunlar şimdilik beklenti düzeyinde…

Gelelim Yeni Parti’ye ve kimlerin buraya geçiş yapacağına….

Elbette AK Parti’de yıllarca siyaset yapmış birçok insan, iktidar partisinde siyaset yapmanın “konfor”unu hayatları boyunca yaşamış…

Bu insanlar, “muhalefet” nedir, ne demektir unuttu… Muhalefet demek “çile” demek, muhalefet demek, “engellerle mücadele” demek. Tırnak içinde bu çileli yolculuğa hazırlar mı? İşte bu sorunun bir yanıtı yok.

Bütün en katı ve en muhalif AK Parti’liler şimdi kendi aralarında AK Parti’nin “devlet” olduğunu ve devletleştiğini kabul ediyor. Devlet’in karşısında ne yapacağız diye kendi kendilerine soruyorlar.

AK Parti’de gördüğüm şu…  En katı muhalifler bile, kapalı devre toplantılarda bile her şeye rağmen “Reis”i çok fazla eleştirmiyor. Onun liderliğine laf etmiyor. Bugünlere O’nun sayesinde geldiklerini kabul ediyorlar…

Şimdi…

Gelelim Yeni Parti hakkında sohbet ettiğim ikinci kişiye…

Bu kişi CHP’li…

Diyeceksiniz ki Yeni Parti ile ne alakası var ama anlattıklarını duyunca fikrim değişti…

CHP’li bu ağabeyimiz, Yeni Parti’nin çok ilginç isimlere teklif götürmeye başladığını anlatırken, İzmit İlçe Başkanlığı için “demokrat” ve fazlasıyla “merkez”de bir adama teklif gittiğini anlattı.

Demek ki, Ali Babacan’ın Kocaeli Cephesi, sadece AK Parti’lilerle değil CHP’lilerle ve demokratlarla bile temasta…

Son olarak başka birine, “sence yeni partinin il başkanı kim olur” dedim.

“Osman Pepe” dedi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner315

banner23

banner466

banner379

banner281

banner326