banner1073
banner1067
banner888

Son olarak “Esnafın Hali Harap” demiştik.

Esnafın hali harap olmaya devam ediyor.

Hiçbir düzelme olmadığı gibi daha kötüye gidiyor.

Tam 10 haftadır hafta sonları yani cumartesi pazar günleri sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

Pandemi nedeniyle uygulanan bu yasağa diyecek bir şey yok.

Ama esnaf yok olmak üzere.

Sokağa çıkmanın yasak olduğu hafta sonları bu yasak kapsamına girmeyen marketler var.

Gıda ihtiyacını sağlamak için.

Yan yana iki dükkân var.

Biri market. Market ama her şey satıyor.

Kırtasiyeden tuhafiyeye, tuhafiyeden zücaciyeye..

Diğeri ise kırtasiyeci veya tuhafiyeci veya zücaciyeci.

Bunlar kapalı. Bu adalet mi şimdi?

Hani uçak yolculuğu yapanlar bilir.

Havaalanlarında bir anons yapılır….

Uçağa binilmesi için son anonstur bu.

Bu anonstan sonra uçağa yolcu alınmaz. Binmediyseniz uçak kaçmış demektir.

Esnaf için son anonsu yapıyorum;

“Esnaf bitmek üzeredir, acil ciddi ve somut tedbir alınmalı.”

                                                                   ***

Esnafın hali harap dedikte sanki…

İşçinin hali çok iyi.

“İşçinin Hali Duman”

Hiçbir sendika kalkıp işçinin emeğinin karşılığını savunduklarını anlatmasın.

Artık sendikalar ne yazık ki…

İşçinin emeğinin gerçek ücretini almak için mücadele edeceği yerde…

Sendikacı işveren işçiyi işten çıkarmasın diye işveren karşısında sus pus duruyor.

Sendikalar ne yazık ki… Sermaye sahiplerinin holdinglerine dönmüş durumdalar.

Birkaç istisna sayılabilir. Ama “istisnalar kaideyi bozmaz.”

Neden böyle oluyor derseniz… Cevabı çok basit ve bilinen bir cevap.

Sendikalar asli işleri olan işçi emeğinin ücretini savunacağı yerde…

Aidatlardan oluşan dev bütçesi olan yerler haline gelmesinden dolayı …

Sefa sürme yeri oldukları için.

Bir kere sendika başkanı olmaya gör…

Bir daha işçi gibi makine başında çalışanı ben görmedim.

Gören varsa haber versin.

                                                                     ***

Asgari ücret denilen rakamla işçinin emeğinin karşılığı verilmek isteniyor.

Verilmediği aşikâr.

Üretimde ortaya çıkan artık değerde her geçen gün emeğin payı azalıyor.

Sermayenin payı süratle artıyor.

Sermaye artıyor… Devlet vergi alıyor.

Devleti yönetenlerin kontrolünde dev bütçeler oluşuyor.

Günümüzün geçer akçesi, “Para kimdeyse güç ondadır.”

Ekonomide kavramların, kavranamamasından dolayı ne yazık ki…

Halkımız bir kafa karışıklığı içerisine sürükleniyor.

İnanın kocaman ekonomi profesörü olmuş kişileri bazen dinliyorum.

Aynı şeyi kocaman sendikalarda başkanlık yapan sendikacılarda içinde söyleyebilirim.

Siyasetçileri de ilave edebilirim.

Hayretler içinde kalıyorum.

Ekonomi biliminin kare ası denilen şu kitaplardan bihaber olduklarını üzülerek fark ediyorum.

1.Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği”

2.Karl Marks’ın “Kapital”i

3.Alfred Marshall’ın “Ekonominin İlkeleri”ni

4.John Keynes’in “Genel Teori”si.

Ama bulundukları konuma göre ahkam kesmede ellerine kimse su dökemez.

                                                                  ***

Emek falan denilince vurulan yafta “Komünist bu…”

Sermaye, para, pul falan denilince vurulan yafta ise “Kapitalist bu…”

Hak, hukuk, adalet denilince vurulan yafta “Terörist bu …”

Dolayısıyla sadece ekonomiyle uğraşanların değil, toplumsal bilimlerle uğraşanların…

Sendikacıların, politikacıların ve hatta belediye başkanlarının mutlaka ve mutlaka yukarıda

isimlerini verdiğim dört kitabı okumalarını tavsiye ediyorum.

Bu kitaplarda yazanlardan bihaber olan…

“Belediye başkanları tohum üretmeye…”

“Politikacılar emredersin demeye…”

“Profesörler rektör olmayı beklemeye…” başlar.

Bırakın işçinin, emeğinin gerçek ücretini almasını…

“İşçi Hali Duman” olur.

İşte asıl mesele budur. Bundan ötesi zahiridir.

Kalın sağlıcakla sevgili okurlarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner962

banner23

banner642