banner1027
banner279
banner888

Herhalde herkes benimle aynı şeyleri yaşıyor.

Yani kimsenin, hiçbirimizin tadı tuzu yok.

İzmit sokakları, hayalet şehir gibi…

Eğer bu şehirde İzmit böyleyse Kartepe’yi, Başiskele’yi ve diğer ilçeleri düşünmeye bile gerek yok.

Kocaeli’nin kalbinde bile hayat durmuşsa, söylenecek söz bitmiştir.

İzmit’i böyle görünce gerçekten çok üzülüyorum ve moralim bozuluyor…

Aylardır koronavirüs salgınıyla boğuşuyoruz. Sağlık açısından, sosyal açıdan, ekonomik açıdan ciddi mücadele veriyoruz. Elbette en çok da, ekonomik açıdan yoruluyoruz…

Salgınının başından 1 Haziran’a kadar bu işi gerçekten çok iyi yönettik.

Ne gerekiyorsa yaptık.

Ama kış mevsiminin bitmesiyle beraber, beklendiği gibi salgın oranı bir hayli arttı. Peki, biz bu dönemde ne yaptık?

Açık konuşmak gerekirse; vatandaşı kendi kaderiyle baş başa bırakarak “tedbiri sen al, biz gerisine karışmayız” dedik.

Niye?

Çünkü salgınla mücadele edecek ekonomik gücümüz yok.

Bununla birlikte önümüzdeki tabloyu her birimiz görüyoruz, vaka sayıları ile ölen yurttaşlarımızın sayısı tavan yaptı ve her geçen gün artıyor.

Durumun vahameti bir hayli artınca, Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda çeşitli tedbirler alındı.

20 yaş altı ile 65 yaş üstüne belli saatlerde sokağa çıkma yasağı getirildi ama geri herkes dışarıda.

Eğitimin 31 Aralık’a kadar online olarak devam etmesi kararlaştırıldı ama kreşler açık.

Hafta sonları saat 20.00’den sonra sokağa çıkma yasağı uygulaması var ama saat 20.00’ye kadar herkes dışarıda.

Son alınan yasak kararlarını şöyle bir hatırlayalım.

Restoran, lokanta, pastane, kafe, kafeterya gibi yeme ­içme yerleri 10.00-20.00 saatleri arasında yalnız ve yalnız ‘paket servis’ veya ‘gel­-al hizmeti’ verebiliyor.

Sinema salonları 31 Aralık’a kadar; kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe, elektronik oyun salonları, bilardo salonları, lokaller ve çay bahçeleri ile halı sahaların faaliyetleri ise yeni bir karar alınıncaya kadar tamamen durduruldu.

AVM, market, berber, kuaför ve güzellik merkezleri sadece 10.00-20.00 saatlerinde hizmet verebiliyor.

Oteller açık olacak ve otel restoranları sadece konaklama yapan misafirlere hizmet veriyor.

Bunlar yeter mi? 

Uzmanlar, “En az 14, imkan varsa 21 gün olmak üzere hayat durdurulmalı. Başka türlü salgının yükselişi engellenemez, sonrasında sabit hale gelişi sağlanamaz ve ardından düşürülemez” diyor.

Restoranlar kapalı ama toplu taşıma araçları virüsü yayıyor.

Fabrikalar açık, işçiler çalışıyor.

“Aman evden çıkmayın!” diyorlar ama vatandaş çıkmasın da evde taş mı yesin?

Çoluğunun çocuğunun yüzüne nasıl baksın?

Yani, şu çaresizliği görüyor musunuz?

Bu aşamada, meseleye sosyal devlet el atacak başka çaresi kalmadı.

Devlet göreve diyorum!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YAHYA KAPTAN 2020-11-28 12:42:12

Çok doğru bir tespit İLKER BEY:

DEVLET GÖREVE...

banner1

banner962

banner23

banner642