Enflasyonun nedenleri ve mücadele yöntemleri

Enflasyon nasıl düşer, enflasyonun sonuçları, enflasyon artarsa ne olur işte bütün bunlar merak ediliyor. Haber portalımızın değerli yazarlarından Dr. Vural Şahbenderoğlu, enflasyon nedir ve Türkiye'de enflasyon nedenleri hakkında yazılarını sürdürüyor. Enflasyonun etkileri ve yaşadığımız durumu çok iyi özetleyen bir analiz. Üstelik çözüm önerileri de var...

Bir önceki yazımda enflasyonun nedenleri ve enflasyonla mücadelede izlenmesi gereken yolların neler olduğunu yazacağımı belirtmiştim.

Bir ekonomide enflasyon oluşmasının temel olarak dört nedeni vardır. Bunlar; talep enflasyonu, maliyet enflasyonu, para arzı ve enflasyon beklentileridir. Mal ve hizmet arzının, toplam talebin artış hızıyla uyumsuzluğu durumunda ortaya çıkan enflasyon talep enflasyonudur. Kısacası arz ve talep dengesi bozulmuştur.

Petrol ve gıda gibi emtia fiyatlarının yükselmesi veya doğal afetler gibi nedenlerle üretim maliyetlerinde artış yaşanması sonucunda ortaya çıkan enflasyon ise maliyet enflasyonu olarak tanımlanır. Bu durumda, toplam arz azalmıştır ve buna bağlı olarak da fiyatların genel seviyesi yükselmiştir ki bu toplumda hayat pahalılığı olarak kabul edilir. 

Enflasyonun oluşmasındaki bir başka unsur ise para arzının artmasıdır. Bu durumda, yatırım ve tüketim harcamaları artarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşur. 

Ekonomide dengeler bozulmaya başlayınca hem tüketiciler hem de üreticilerin gelecekte fiyatların yükselmeye devam edeceği yönündeki beklentileri enflasyonun oluşmasındaki diğer bir etkendir ki bu da ücret talepleri aracılığıyla mal ve hizmet fiyatlarının artması sonucunu doğurur. 

Enflasyonla mücadelede en önemli aktör hiç şüphe yok ki Merkez Bankasıdır. Hükümetle birlikte Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak, kur rejimini belirlemek, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için işlemler yapmak, finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak, mali piyasaları izlemek Merkez Bankası’nın temel görevleri arasında yer almaktadır.

Merkez Bankası ve hükümet, her yılın sonunda üç yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde enflasyon hedeflerini belirleyerek ilan eder. Dolayısıyla belirlenen hedeflere ulaşmak için de ülkenin içinde bulunduğu enflasyon ortamına göre de elindeki enstrümanları kullanır. Bu enstrümanlardan biri faizdir. Merkez Bankası'nın faiz enstrümanını kullanarak ısınan ekonomiyi soğutmak suretiyle enflasyona müdahale edebilir. Bu yol, Merkez Bankası’nın güvenilir, bağımsız ve başarılı olduğu ölçüde enflasyonun kontrol altına alınarak düşürmesine yardımcı olur.

İkinci yol ise bugün uygulandığı üzere, enflasyonun kendi seyrine bırakılmasıdır. Isınan ekonominin soğutulmasında Merkez Bankası’nın kullanabileceği faiz enstrümanının tercih edilmemesi nedeniyle ekonomi enflasyon vasıtasıyla kendi kendini soğutmak zorunda kalır ki, bu durumda yükselen enflasyon hane halkının alım gücünü eritir. Bu noktada artık enflasyon kalıcı olarak artmıştır ki bu çok tatsız ve düzeltilmesi güç bir durum olmakla birlikte uzun süre etkisini sürdürebilecek ve halkı daha da yoksullaştıracaktır.

Bugün tüm dünyada bize göre çok daha cüzi olsa da küresel enflasyonla mücadele için Merkez Bankalarının tercihi faiz artırma yönündedir. Zira enflasyonla mücadelede ne kadar geç kalınırsa, enflasyonu düşürmek için gerekli faiz bedeli de kaçınılmaz olarak artacağı için ekonominin resesyona girme riski artmaktadır.

Her iki durumda da hükümetlerde "enflasyona karşı halkı ezdirmeme" duygusu ortaya çıkar. Bu duygu, geçtiğimiz yıl Aralık ayında olduğu üzere ve bu yıl Temmuz ayında da beklendiği üzere asgari ücrete ve diğer ücretlere zam yapmayı; vergi gelirlerinde azalma sonucunu doğuracak vergi indirimlerini ve üretimi desteklemek üzere destek paketlerini gündeme getirecektir ki bu da karşılıksız para basma ihtiyacını doğuracak ve enflasyonun bu sefer daha da güçlü bir dalga ile gelmesine ve ücret-enflasyon sarmalı ile müdahale edilmezse sonu hiperenflasyona kadar gidebilecek bir sürecin başlamasını kaçınılmaz kılacaktır.

Enflasyonla mücadele yerine yan etkileri ile mücadele etmeye çalışmak, bir sonraki enflasyon dalgasını tetikleyerek sorunu derinleştireceği gerçeğinden hareketle, Merkez Bankası'nın tekrar önem, bağımsızlık ve itibar kazanarak işini yapması, enflasyonla mücadele sürecinde yalnız bırakılmayarak, kamu maliyesinin araçlarının doğru kullanılarak etkin maliye politikaları ile desteklenmesi gerekir.

Seçim sathı mahalline girildiği ülkemizde enflasyonla mücadele sürecinde alınacak kararların halk üzerine yükleyeceği külfetin Hükümet nezdinde oluşturacağı baskı ve tedirginlik duygusunun enflasyonla mücadelede beklenen olumlu sonucu vermeyeceği; seçimlerden sonra işbaşına gelecek hükümetin de işinin çok kolay olmayacağını bir kenara not etmiş olayım.

Sağlıklı günler dilerim değerli okurlarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vural Şahbenderoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.

05

Hasan Akbulut - Enflasyonun sebepleri ve alınması gereken tedbirler hakkında iktisat bilimince genel kabul gören teoriler kapsamında yapmış olduğunuz değerlendirmeleri ilgiyle okudum. Tebrik ederim. Ülkemizde bugün yaşanan enflasyon sebeplerine ek olarak güven ve hukuk eksikliğini de ilave etmek gerekir. Bu eksikliklerin giderilmiş olması bile enflasyonda ciddi bir gevşemeye yol açacaktır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 22:45
04

Izafet Turan - Kısa ve öz ne güzel yazmışsınız,kaleminize sağlık üstadım ????

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 15:54
02

Ferhat Arslan - Yazınız için çok teşekkürler hocam, ülkenin bugün yaşadığı ve yakın gelecekte yaşayacağı sıkıntıların özeti olmuş. Her şeye rağmen, yakında İzmir'in dağlarında çiçeklerin tekrar tomurcuklanacağına inancım tam.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 12:12
01

YAHYA KAPTAN - işçi / emekli / memur / dar gelirli bunu kaldıramaz!!!

battık!!!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Haziran 09:22


Anket Hangi Koronavirüs Aşısına Güveniyorsunuz?