İran'da Neler Oluyor? Mahsa Amani ve İran

Mahsa Amani kimdir ve neden öldü merak ediliyor. Dr. Vural Şahbenderoğlu, Mahsa Amani olayı ne, İran'da neler oluyor sorularına yanıt verdi.

1979 İran İslam Devrimi Şeriat kanunları, İran’da kadınların belirlenmiş kıyafet kurallarına uymasını şart koşmakta, bu kurallara uyum ise Gaşt-e Erşad (irşad devriyesi), “moda” veya “ahlak” polisi grubu tarafından denetlenmektedir.

MAHSA AMANİ. İranlı 22 yaşında genç bir kadın. Saçının bir bölümü açık olduğu ve başörtüsü kuralını çiğnediği için 13 Eylül’de İran ahlak polisi tarafından gözaltına alındı. İddia o ki, gözaltındayken polis tarafından dövülerek öldürüldü.

İranlı kadınlar hemcinslerine reva görülen bu vahşet olayı ve rejimi protesto etmek üzere sokağa döküldüler. Saçlarını kestirdiler. İranlı erkekler de kadınlara destek vermek üzere sokağa çıktılar. İran’da bu yaşananlar birçok ülkede yankı buldu ve İranlı kadınların eylemlerine ve İranlıların özgürlük taleplerine dünya sessiz kalmayarak destek verdi. Destek her geçen gün artarak devam etmektedir.

Peki, ne istiyor İranlı kadınlar ve erkekler? Hiç şüphe yok ki seküler bir yaşam. Özgürlük. İnsan haklarına saygılı bir yönetim biçimi. Başarabilirler mi? Yaşanan olayları değerlendirmek ve anlamak için tarihi biraz geri saralım.

Muhammed Rıza Şah Pehlevi 1963’te, kansız olduğu gerçeğine atfen adına Beyaz Devrim denilen ve İran’ı ekonomik ve endüstriyel güce dönüştürmeyi amaçlayan geniş kapsamlı ulusal kalkınma programını başlattı. Program kapsamında toprak sahiplerinin sanayi kuruluşlarına ortak olması karşılığında devletleştirilen arazileri parçalara bölerek köylülere dağıttı. Ulaşım ağının genişletilmesinden bir dizi baraj ve sulama projesine, sıtma ile mücadeleden kadınlara oy hakkı tanınmasına ve kırsal kesime eğitimi götürülmesine kadar birçok değişimi ve dönüşümü sağladı. Batı yanlısı bir dış politika izledi, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkeleriyle ilişkiler kurdu. Uygulanan program dolayısıyla kişi başına düşen gelir büyük ölçüde arttı ve petrol geliri, endüstriyel kalkınma projeleri için devlet finansmanında önemli bir artış sağladı.

1970’lerin başında yaşanan petrol krizi, krizin yarattığı işsizlik, hayat pahalılığı, kırsaldan şehirlere olan yoğun göç, gelir dağılımındaki yaşanan bozulma ve buna karşı alınan sert önlemlerin yarattığı hoşnutsuzluk toplumun hemen her kesimine yayıldı. Beyaz Devrimin esasını oluşturan özellikle uygulanan toprak reformu nedeniyle geleneksel toprak sahibi sınıfların zenginliği altüst oldu ve çıkarları bozuldu.

Beyaz Devrim reformlarını yetersiz bulan ve yavaş uygulanmasından yakınan liberal ve ilerici çevrelerin yanı sıra batılılaşmanın İslam’a aykırı olduğunu savunan dini çevrelerin tepkileri bu süreçte arttı. Siyasi polis SAVAK’ın ortaya çıkan tepkileri bastırmak amacıyla gerçekleştirdiği uygulamaları, Şah Pehlevi’yi hedef alan bir muhalefetin derinleşmesine ve güçlenmesine neden oldu. Pehlevi yönetiminin, ortaya çıkan muhalefeti sindirmek üzere gerçekleştirdiği uygulamalar içeride ve dışarıda rejime karşı güçlü bir birikim yarattı ve kitlesel bir karakter kazandırdı.

Şah Muhammed Rıza, reform vaatlerinde bulunarak ve ılımlı muhalefete açılarak rejimi kurtarmaya çalışsa da başarılı olamadı. Durumun ümitsizliğini gören Şah, 16 Ocak 1979’da sığınma talebini kabul eden Mısır’a giderek İran’ı terk etti.

Bu dönemde dini çevreler, halkı toplumsal adaletsizliklere, despotluğa ve yabancı egemenliğine karşı mücadeleye çağırarak muhalifleri bir araya toplamayı başardılar. Şii din adamları arasında on binlerce molla, dini muhalefeti etkili bir örgütlenmeye kavuşturdu. Devrimci İslamiyet anlayışını yaymaya çalışan “Halkın Mücahitleri Örgütü” yönetiminde gerilla hareketi gelişti ve 1964’te İran’dan sürülen ve Fransa’da İslamcı hareketi yöneten Şii topluluğun ruhani önderi Ayetullah Ruhullah Humeyni birçok kanlı olayın ardından 1 Şubat 1979’da İran’a geri döndü. Bir başka ifadeyle kansız devrim (Beyaz Devrim) kanlı bir devrimle sona erdi. 1 Nisan 1979’da yapılan halk oylamasıyla monarşi rejimine son verilerek İran, İslam Cumhuriyeti olarak ilan edildi ve Humeyni İran’ın yeni lideri olarak kabul edildi.

1979’dan günümüze kadar İslam Cumhuriyeti olarak Şeri hükümlere göre yönetilen İran, hayat pahalılığı ve benzeri nedenlerle zaman zaman rejime yönelik protestolara sahne olmuştur. Ancak, Mahsa Amani’nin gözaltındayken başörtüsü kuralına uymaması nedeniyle ahlak polisince öldürülmesi ile başlayan protestolar insan hak ve özgürlük temelli olduğu, geniş halk kitlelerinden ve Batılı devletlerden destek bulduğu ve giderek rejime karşı bir harekete dönüştüğü basında yer alan haberlerden anlaşılmaktadır. Rejim karşıtı İran halkının rejimi tamamen değiştirme konusunda başarıya ulaşma şansı tüm muhalifleri temsil edebilecek ortak bir lider olması halinde mümkün olabilecektir. Çıkar mı böyle bir lider, takip edip göreceğiz.

Ancak görünen o ki, İran halkının rejime karşı başlattığı bu eylemler sonuçsuz kalmayacak, en azından insan hak ve özgürlükleri konusunda, özellikle de kadın hakları konusunda bazı kazanımları elde etme yolunda İran halkına önemli olanaklar verebilecektir.

İnsanlık tarihinin bugüne kadar bulabildiği en iyi yönetim tarzı adaleti, insan hak ve özgürlüklerini önceleyen ve cinsiyet ayırımı yapmaksızın eşit yurttaşlık temeline dayanan, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden demokrasi olmuştur. Bunun aksi otokrasidir.

Demokrasi içerisinde sağlıkla kalın değerli okurlarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vural Şahbenderoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.

02

Hasan Akbulut - İster radikal, isterse ılımlı islamı referans göstererek yaşam tarzına müdahale etmek demokrasi, özgürlük ve insan haklarına aykırıdır ve dini kurallar ile devleti yönetmek isteyen iktidarlar yıkılmaya mahkumdur. Ama bugün, ama yarın. Laiklik, bu dengeyi sağlayan temel bir ilkedir. Laikliğin önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürlerimi sunuyor ve tebrik ediyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Eylül 11:54
01

Zuhuri Ögr - Geçmişte yaşanan İran tarihi ile ilgili bilgilerimizi hatırlattınız.

Teşekkür ederim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Eylül 16:27


Anket Kocaeli Ticaret Odası'nda seçimi kim kazanır?