Altı Siyasi Liderin Anayasa Değişiklik Önerisi

Dr. Vural Şahbenderoğlu, altılı masanın anayasa taslağını yazdı. İşte ufuk açıcı o yazı...

Uzunca bir süre yazamamıştım değerli okurlarım. Bunun nedeni annemin uzun süren tedavisi ve vefat etmesiydi. Ancak hayat devam ediyor. Bizler de devam eden bu sürece ayak uydurmak ve ülkemizde olup bitenlere kayıtsız kalmamak durumundayız. Bu bağlamda en önemli gelişmelerden birisi de muhalefetteki altı siyasi partinin uzlaşmasıyla açıkladığı anayasa taslağıdır.

Anayasalar toplumsal sözleşmeler olmakla birlikte aynı zamanda devletler için de kimlik kartı mahiyetindedir. Nasıl ki kimlik kartına bakarak kişi hakkında bilgi sahibi olunursa, devletlerin anayasalarına bakılarak da devlet hakkında bilgiye ve kanaate ulaşılır.

Anayasa taslağı, altı siyasi parti genel başkanlarının uzunca bir süredir üzerinde çalıştıkları ve “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” olarak isimlendirdikleri sistemin yol haritası olarak kamuoyuna açıklandı.

1982 Anayasası’nın seksen dört maddesinde değişiklik öngören taslak, 2017 Anayasa değişikliği ile kabul edilen ve adına “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen ve yürütmeyi güçlendiren sistem, parlamentonun yani yasamanın güçlendirildiği parlamenter sisteme dönüştürülmesini amaçlamaktadır.

Bu yazıda söz konusu anayasa taslağının tüm maddeleri hakkında bilgi vermek ve yorum yapmak yerine önemli gördüğüm birkaç konuda değerlendirme yapmayı uygun gördüm.

Taslak, bir yandan Cumhurbaşkanı’nı temsil makamı olarak tasarlarken, diğer yandan da halk tarafından seçilmesi uygulamasına devam edilmesini öngörmektedir. Bu öngörü bir bakıma “Yarı başkanlık” sistemi anlamına gelmektedir. Oysa “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” olarak tanımlanan sistemde parlamentonun gerçek anlamda güçlü olması için Cumhurbaşkanı’nın da parlamento tarafından seçilmesini gerektirmektedir.

Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı’nın temsil makamı olarak tasarlanması teorik olarak olanaklı olsa da uygulamada ve hükümetle olan ilişkilerde çeşitli sorunlar yaratabilecektir. Halkoyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı’nı bu tasarımın sınırları içinde tutmak oldukça güç olabilecektir. Söz konusu taslakta bu konuda değişiklik yapılmamasını, halkta yaratacağı “Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesinin engellendiği” algısının önüne geçmek olduğunu düşünmekteyim.

Anayasa taslağının Cumhurbaşkanı’nın yedi yıl süreyle bir defa seçilmesi ve varsa siyasi partisiyle olan ilişkisinin kesilmesi; hükümeti kurma görevinin, milletvekili seçimlerinde en fazla milletvekiline sahip siyasi parti genel başkanına verilmesi ve bakanların istisnalar hariç parlamenterler arasından seçilmesi; hükümetin, parlamentodan güvenoyu alacak bir hükümet oluşmadan güvensizlik oyuyla düşürülemeyecek olması; yargı bağımsızlığı konusunda hakim ve savcılara coğrafi bölge güvencesi getirilmesi ve hakimler ve savcılar kurulunun iki ayrı kurula dönüştürülmesi; bütçe hakkının tamamıyla parlamento tarafından kullanılması tasarlanan parlamenter sistemin en güçlü yanları olarak görülmektedir.

Bu yazımı bugünlük “bütçe hakkı” konusuna değinerek tamamlayayım. Demokratik yönetimlerde “Bütçe hakkı” halka ait bir haktır. Çünkü kamu harcamalarının finansmanının ana kaynağını oluşturan vergiler halkın parasıdır. Siyasal iktidarlar parlamentodan aldıkları bütçe kullanma yetkisi çerçevesinde gelirleri toplar ve kamunun beklediği hizmetlere yönelik harcamaları yaparlar. İngiltere’de 1215 tarihli Magna Carta’nın da, Osmanlı döneminde 1808 tarihli Sened-i İttifak’ın da temelinde yatan bütçenin kullanılmasına olan itirazdır.

Temsili demokrasilerde halk bütçe hakkını temsilcileri aracılığıyla yani parlamentoya gönderdikleri parlamenterler aracılığıyla kullanır. Bütçeyi kullanan siyasal iktidar (hükümet) halkın temsilcilerinin oluşturduğu parlamentoya hesap vermek zorundadır. Anayasa taslağında, siyasal iktidarın bütçe uygulamasına ilişkin hesap verme sürecinde hazırlanan ve parlamentonun onayına sunulan “Kesin Hesap Kanunu” için komisyon kurulması ve komisyon başkanının muhalefet partisince belirlenmesi, halkın hakkı olan bütçenin denetimi için önemli bir değişim olduğunu değerlendirmek gerekir.

Anayasa taslağında görev, yetki ve sorumluluğu temsil makamı olmakla sınırlandırılan Cumhurbaşkanlığı için altılı masayı oluşturan liderler arasından bir aday çıkar mı? Sorusunu buraya bırakarak bugünkü yazımı tamamlıyor, bir başka yazımda buluşmak üzere okurlarıma sağlıklı günler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vural Şahbenderoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Ticaret Odası'nda seçimi kim kazanır?
Tüm anketler