Leyla Hanım

Leyla Hanım'ın galasına giden İlker Akşit yazdı...

İzmit’in efsane belediye başkanı Leyla Atakan ve çalışma arkadaşlarının hayatını anlatan Leyla Atakan’ın hayatını anlatan "Leyla Hanım" filmini dün, nihayet izledik.

Fragmanı da özel gösterimle herhalde bundan 1-2 sene önce izlemiştik.

Aslında 18.00 gibi galanın yapılacağı Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde olmayı planlıyordum ancak, Başiskele’den Yahya Kaptan’a gelmem uzun sürdü. Pazar günü de Yahya Kaptan’ın semt pazarı olduğu için bölgede trafik felç olmuştu, uzun bir süre de park yeri aradığım için salona ancak 18.45 gibi giriş yapabildim.

Sevgili Mevlüt Soysal, CHP’nin Karamürsel Belediye Başkanı Ahmet Çalık ve CHP Başiskele İlçe Başkanı Anıl Acurman ile ayak üstü sohbet edebildik. Hemen içeri girdim.

İzmit Belediyesi bütün ekibiyle bu geceye çok titiz hazırlanmış. Kimin nerede oturacağı belli. Her şey profesyoneldi. Kapıda sizi karşılıyorlar, yerinize kadar eşlik ediyorlar. Ancak aynı profesyonelliği filmi izledikten sonra göremediğimi söylemeliyim. Belki de beklentimi yüksek tutup, bir “film” beklediğim için olabilir. Çünkü bir film değil, uzun metraj belgesel izledik. Yazının bundaki sonraki bölümünde de "Leyla Hanım"dan “uzun metraj belgesel” olarak bahsedeceğim.

Gala 18.00’de başlamış, konuşmalar da 19.00’da başladı. Ancak fazla uzun sürdü.

Özge Borak hoş, zarif bir kadın. Ne söylese dinletiyor. Ancak onun konuşması hariç oyuncuların ve yönetmenin konuşması bana biraz battı ve fazla uzun sürdüğü için rahatsız etti. Salona gelenlerin de uzun konuşmalardan rahatsız olduğunu gördüm. Yönetmen ve oyuncular zaten uzun metraj belgeselde konuşmuş, oyunculuklarını konuşturmuş. Tekrar sahneye çağırıp, bir saat konuşturmaya ne gerek var?

Mesela yönetmen İlke İşisağ’ın konuşması, birilerini güldürmüş olabilir. Bende “ehe ehe” diyen konuşan “Z Kuşağı” ve “ergen alerjisi” olduğu için fazlaca sıkıldım ve gereksiz buldum.

Film başlarken, yanımda oturan sevgili Boran Koyalar’a dönüp, “Film herhalde en az iki saat sürer acaba ara verecekler mi” diye sordum. Çünkü film izleyeceğimizi düşünüyordum. Boran, “55 dakika…” deyince şaşırdım. Hakikaten de bir saat dolmadan uzun metraj belgesel bitti.

Leyla Atakan’ın hayatından bir kesit izledik.

Ancak buna film demek imkansız.

Leyla Atakan’ın çocukluğu yok, gençliği yok, fazlaca yüzeysel, odaklanma olmadan çekilmiş bir belgesel. Mesela Leyla Atakan’ın özel hayatı yok. Bir sevgilisi var mıydı, hayatında bir erkek olmuş muydu? Gir bunlara, izlet filmi iki saat. Sonra Leyla Atakan'ın parti mücadelesi nerede? Nereden nereye geldi? Bunlar nerede? Neyse, ben bir film eleştirmeni değilim. Her şeye rağmen "Leyla Hanım", bize ve genç kuşaklara Leyla Atakan’ı hatırlatması, anlatması açısından kıymetlidir.

Çalışkan, inançlı, kazanmaya ve başarmaya odaklı bir kadının hikayesini izledik.

Ne mutlu onlara…

Şanslı insanlarmış…

1970 yılında bu şehirde sosyal demokrat bir belediye başkanı çıkmış.

Canını hiçe saymış çalışmış, üretmiş, şehri için kavga vermiş.

Ne mutlu 1970’de yaşayan sosyal demokratlara…

Leyla Atakan’ı görmüşler, tanımışlar, yaşamışlar.

Onlar Leyla Atakan’ı, İsmail Kolaylı’yı, Abdurrahman Yüksel’i, Feridun Özbay’ı görmüşler.

Bizim kaderimizde Hikmet Erenkayalar, Harun Yıldızlılar, Atasoy Bilginler varmış.

Nasip…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Seçiminde Kime Oy Verirsiniz?
Tüm anketler