Ve Sandık Konuştu: Sesimi Duyan Var Mı?

Uçan Adam Sabri yazdı

Edebiyatta canlı veya cansız varlıkları konuşturma sanatına "intak" denir. Bu manada en meşhur örneklerden biri Yunus Emre'ye aittir. Şöyle ki:

"Benim adım dertli dolap

Suyum akar yalap yalap

Böyle emreylemiş Çalap

Derdim vardır inilerim. "

Geçmiş gün de olsa Yunus harikulade demiş. Ve fakat gelelim bizim konumuzdaki intak işine. Başlığa da yazdığım gibi "sandık" konuştu. Sandık konuşur mu? demeyin, işte bugün, hatta akşam olan budur. Sandık, "sesimi duyan var mı?" diyerek herkese, her siyasi aktöre seslenmiştir.

Ben kendi adıma, siyasetçi değilim ama yani bir "uçan adam Sabri" olarak bu sesi duydum, dinledim ve anladım. Evet, seçim öncesi analizlerimde (başta İlker olmak üzere) herkesin aksine mevcut iktidarın yerelde bu denli oy ve mevki kaybedeceğini ön göremedim. Allah biliyor ya, değerlendirmelerimde "matematik" de beni destekliyordu. Ve lakin ben yanıldım amma matematik yanılmaz. Gidiş yolunun, formülün veya denklemin farklı kurulması gerekiyormuş. Bunu anlayamadım. Seçim sürecindeki veri, benim tahminlerimde işe yarar sonuçlar üretmedi. Bunu da göremedim. Eh "fazla uçmuştun derseniz" , "hayır" demem. Doğrusu seçmenin sandığa ilgi göstermeyeceğini öngörerek son gece "sandık, sandık ve de sandık" başlıklı yazı da yazdım. Geldiğimiz yer burasıdır.

Demirel'den mülhem bir söz edeyim yeri gelmişken: "Bana sonuçları bir kelimeyle değerlendir derseniz 'iyidir' derim. Yok iki kelimeyle değerlendir derseniz" iyi değildir" derim." Hazır Demirel'den söz açmışken beylik laftır, seçim sonraları için:"Herkes şapkasını önüne alıp düşünsün!" Ama rahmetliden başkasını da şapkayla göremediğimize göre, şapka da boş, düşünme de... "Lafı uzatma Demirel gibi, sadete gel" derseniz, "Sandık genel olarak ne dedi?" diye soralım ve yanıtları sıralayalım:

1- Cumhur ittifakı için ciddi bir ikaz olacaktır bu sonuçlar. Evet yereldir vs. ama seçmen önüne gelen  yerel projelere itibar etmedi belli ki. Elbette bunun başkaca nedenleri de olabilir: Mesela genel siyasete dair kaygılar, iktisadi kaygılar, tencereye dair kaygılar bunlardan başlıcaları.

2-Buna dayanarak seçmen, muhalefete gitmediyse de sandığa da gitmedi. Sandığa gitmeyince de bu netice ortaya çıktı.

3-Muhalefet kanadına ve Cumhur ittifakına denebileceklerden biri de şudur: CHP, sandığa gidenlerin, oy kullananların çokluk oyunu almıştır. Bütün seçmenin çokluk oyunu değil. Şunu diyorum: 2019 seçiminde ve 2023 Mayıs genel seçimlerinde  %85 üzeri bir katılım, bu seçimde %75'lere kadar indi. Sonuçta bu seçimde 10 puan (veya biraz daha, fazlası) kimden gitti veya nerede dersiniz?

3-Bir yenilenme talebi, siyasi bürokratikleşmeye, elitizme tepki de olabileceğini de düşünmüyor değilim.

4-"Toplumu savunmak gerekir" der Fuko (Foucault). Benzer olarak toplumu dinlemek, anlamak ve buna karşılık vermek de gerekiyor.

5-Seçimlerin son dönem beylik laflarından biridir "ödünç oy" meselesi. Seçmen bana göre özellikle de CHP kanadına ödünç bir oy, bir kredi açtı. Bunu CHP ne denli anlar ve değerlendirir, bir fikrim yok. Bunu genel siyasette de oya dönüştürebilir mi? Bir şey diyemem. İzleyeceğiz.

6-Sandık Türkiye için İmamoğlu'nu kalıcılaştırdı ve belki de kelimenin tam anlamıyla yeni bir lider olarak üretti, denebilir. Bunu da dikkatlice izlemek icap eder.

7-Yine birtakım başka aktörlere de sandık bir işaret vermiş olabilir. Aklıma gelen en belirgin isim Yavuz Ağıralioğlu. Sanıyorum o da bir çıkış arayacaktır, bu sonuçlara göre.

8-Herkesten farklı olarak ben İYİ Parti'nin otonom bir aktör olarak bu seçimden karlı çıkacağını düşünüyorum. En azından kendi kimliğini koruma yolunda önemli bir aşamaya erişti. Eğer özeleştirisini yapabilir ve seçmenle bağını güçlendirip kalıcılaştırabilirse siyasette de kalıcılaşacaktır.

9-Cumhur ittifakı için eldeki sonuçlar belki şu sözle daha açık izah edilebilir: "Dimyat'a pirince giderken eldeki bulgurdan olmak!" Sandığın söylediğinin kelimenin tam anlamıyla karşılığı budur sanırım. Çünkü önemli yerleri alayım derken, önemli yerleri de kaybetmekle karşı karşıya kaldı ittifak.

10-Sanki şöyle de bir şey var: Türkiye'de seçmen -mevcudiyeti tartışılsa ve yer yer kabul edilmese de- "korku iklimini" terk etti gibi. Seçilenlerde de durum böyle sanki. Mesela eski AK Partililer bağımsız, aday çıkabildi. Daha, evvel bu tür bir girişime yönelmemişlerdi.

Burada bir ara vereyim ve gazino sazcısı Hakan İşleyen gibi bir "as" diyeyim. Biraz da arkası yarın modum olsun, bütün sütü bir kerede vermeyeyim. Burada yazıyı "şimdilik" kaydıyla tamamlayayım ve daha sonra sandığın dediklerini değerlendirmeye devam edeyim.

Yani bu yazı "sürecek" ve Kocaeli örneğinde neler anlamak gerekir de yazılacak elbette.

Haaade Allaha amanet!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uçan Adam Sabri - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Seçiminde Kime Oy Verirsiniz?
Tüm anketler