Başganık Ama Rol İcaaabı

Uçan Adam Sabri'den Kocaeli Denge okurları için yeni yazı...

Türkiye ilginç insanlar, ilginç tavırlar ve ilginç seçimler memleketidir. Elbette bizdeki ilginçliklerin Doğu'da veya Batı'da da karşılıkları vardır. Misal ABD başkanı Reagen film artisi idi. Ukraynalı Zelensky reis de öyle. Biri mezara diğeri savaşa girdiyse de kariyerleri kaderin cilvesidir, başkanlık makamlarına kadar erişti. Veya iç sahadan Fatma Girik hanım efendi de film sahnelerinden kadife gözleri ile belediye başkanlığı koltuğuna erişmiş kişilerdendir. Erişmek derken, bir yönetim kuramı olarak "Peter prensibinden" bahsetmek gerekir. Soyadı Peter  ve ismi Laurence olan toprağı bol olasıca diyor ki; "Her çalışan kendi yeteneklerinin yetmeyeceği bir noktaya kadar erişebilir, yükselebilir." Doğru mu? Pilav üstü kuru kadar, süper üstü süper doğru.

Etrafa bakınca insan bunu daha iyi anlayabiliyor. Bu mevzuyu izah etmek için bendeniz izninizle pek kızgın ama bir o kadar da kutsal olduğuna inanan çok sayıda insanın yerleşik olduğu şu güzelim Kocaeli sınırlarından ayrılıp Angara'ya kadar uzayacağım. Çünkü orada bir artis var. "Ardis ne arar la bazarda" hayretine düşmüş dayı gibi "Ardis ne arar la başganlıkta" diyenlere bir yanıt vermek üzere Ankara'nın Etimesgutu'na kadar gideceğim.

Orada yeni dönem halkımızın onayına mazhar olmuş Erdal Beşikçioğlu başkanlık koltuğuna oturmuş. Şimdiki renkli gözlükleri bir yana, eskilerde çok renkli bir kişilikti. Hatırlayın, Behzat Ç'den, Yazıcıoğlu'na varıncaya kadar, - kendisi kamu görevlisi olmasa da- kamu görevlilerini oynadı. Behzat'ta kanun-kural tanımayan bir komiseri, Vali'de ise yine sıra dışı bir mülki idare amirini temsil etti.

Aslında o da bir temsilci. Nasıl mı? Tiyatro işlerinde ileri gitmiş, temsillerde yer almış bir arkadaş. Hatta bir dönem Diyarbakır'da tiyatro idareciliği de yapmış. Tek idari deneyimi bu sanırım.

Ama daha kuvvetli bir referansı var. Misal Gençlerbirliği'nin efsanevi başkanı İlhan Cavcav özbeöz dayısı. Eh ona da bunca Angaralılık'tan sonra başkanlık yakışırdı, aldı seçimi oldu başgan işte.

Bu görevde daha evvel 4 dönem (yani 4x5 yıl) bulunan ve kasayı da sapasağlam tutmuş olan Enver Demirel'den bayrağı teslim aldı. İlginç bir seçim. Enver Demirel de ilginç, -ki ilk seçildiği 99 seçimlerinden sonraki seçimde kaybetmiş. Ama onun ardından yılmamış ve üç kere daha seçilmiş. Şimdi halkımızın tercihi bir önceki seçimde yaklaşık %50 ile Mehaplı Enver Demirel iken, bu seçimde %57 gibi bir oyla Cehaplı Erdal Beşikçioğlu olmuş. Enver başkan bu seçimde %33'e yakın bir oy alabilmiş. Sandığa gitmeyen de hemen hemen bir 90 bin kişi. Şaşırtıcı değil mi?

Yıllardır belediye başkanlığı yapan bir başkan, mesela seçmene kendisini nasıl yanlış tanıtmış ki, hemen hemen iki kat fark yemiş "ardis" bir adaydan. Bana daha da ilgi çekici geleni, Beşikçioğlu'nun hiçbir yerel yönetim deneyimi, tiyatro idareciliğini saymazsak da hiçbir idarecilik deneyimi olmamasına karşın nasıl seçilebildiği, halkımızın teveccühüne mazhar olduğudur. Daha evvel temas ettim bazı yazılarda: Halkımızın feraseti çok güçlüdür. Muhakkak bu işte bir efsun, efenim bir sihir, bir minare gölgesi, ne bileyim, bir davul tozu görmüştür. Buna istinaden kalkıp bir ardise "gel gardaş bizi yönet" demiştir. Yani benim aklım, beledi hizmetleri mesela bir ardisin nasıl olup da yönetebileceğini alamıyor, kusura bakmasın Cehaplı al-i cenaplar.

Sandık, yönetim üretme mekanizmasıdır, kuşkusuz. İyi veya kötü seçilmişe saygımız var, ona da şüphe yok. Ama misal iyi şoföre herkes hasta iken, neden iyi belediye başkanına hasta değiliz? onu kestiremiyorum. Bir cevap vermem de zor. Meslek taassubuna sahip değilim, ama kent lokantası açan, açmayı tasarlayan avukat arkadaşlar mesela kaynağı nerden bulacaklar/buldular. "Halkın olanı" diyordu İmamoğlu, "halka veriyoruz" tamam da saaayn başganım, yasalara göre hareket etme zaruretiniz yok mu? Bile isteye kamuyu zarara uğratacak olmaktan kaçınma arayışı, tek başına iyi bir karar vermenize yeterli değil mi? Sayıştay herkesi denetliyor ya, size bunu sorunca "insanlar aç, biilaçtı, ondan açtık bunu" mu diyeceksiniz? Kamudan aldığınız her kuruşu "verimlilik, etkinlik ve üretkenlik" prensiplerine göre, "yerindelik" umdesine göre yönetme zaruretiniz yok mu? Sizin etrafınızda "aman başganım popülizm yapmayalım, bunu sürdüremeyiz, soona bizi tefe koyallar, rezil oluruz" diyen bir aklı başında idareci, bir "kamarilla" sınıfından persona da mı yok Allaaasen? Ama sorsan herkeste bir keskin idareci pozları, herkeste mahir bir halkçı tavırları, rolleri. Herkes bi artis, yetmiyor da bir daha artis.

Doğrusu nedir biliyor musunuz? Başta da söyledim: Peter prensibi.  Konumuz da odur esasen: Kaht-ı rical. Devlet idare etmede, yetenekli, yeterli insanımız maalesef yok. Olanı da yok okup, yok edilip gidiyor. İşte "ardisi" iş başına getirerekten bir kere daha bunu tasdik ettik. Kötü mü, iyi mi, iyinin kötüsü mü, kötünün iyisi mi? ona da sonra bakarız. Hem daha beş koooocca sene var, değ mi önümüzde. Hem "daha dur hele be arkadaş, bismillah aşamasındayız" değ mi?

"Baltalar elimde uzun ip belimizde." Bakalım beş sene sonra Erdal başgan, Enver Demirel'den boş almadığı kasayı nasın bırakacak? Merakla halkımızın takdir ve teveccühlerinin neticesini bekliyor olacağım (!) anacııım.

Hem ne demişti Bağdatlı Ruhi başkan:

"Evc-i feleğe basdı kadem, cah ile cahil

Erbab-ı kemalin yeri yok, zir-i felekte"

Hooop, birileri artislik yapmadan ben kaçar!

Haaade Allah'a amanet!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uçan Adam Sabri - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Seçiminde Kime Oy Verirsiniz?