Davul zurnalar çaldı ama…

Bir şeyin altını peşin peşin çizeyim, herkesin daha çok kazanmasını isterim. Kimsenin aldığında verdiğinde gözüm yok ama bu gidişi kötü görüyorum ve sürdürülebilir bulmuyorum. Bugünkü yazıda, işte bunu anlatmaya çalışacağım.

Kocaeli’deki hemen hemen bütün belediyelerde toplu sözleşmeler imzalandı. Birçok belediyede maaşlar fırladı. Bazı belediyelerde 4-5 bin lira civarına yükseldi. Sendikalar davul zurnalı kutlama yaptılar.

Herkes övdü, herkes alkışladı.

Kimse şeytanın avukatlığını yapmadı, sorması gerekenleri sormadı.

Bu yazı, bizim mottomuza uygun bir yazıdır.

15 Mart 2018’de gazeteyi kurarken, “Kocaeli Denge, duymak istediklerinizi söylemek için kurulmadı” demiştik.

Bu, bir “duymak istemedikleriniz” yazısıdır.

Kocaeli’de bir popülizm furyasıdır gidiyor.

Belediye gibi beldesindeki yaşayan insanların katkısı ile bütçesini düzenleyen bir kurumdan beklenenler nelerdir? Kocaeli'de yaşayanlar; ulaşım, temizlik, çevre düzenlemeleri, kültür- sanat faaliyetleri başlıklarında hizmetler üretilmesini istiyor ve yeni yatırımlar bekliyor. Peki, çalışan personel giderleri belediye bütçesinin çoğunu götürüyorsa ne olacak?

Yakında belediye başkanlarından bütçem yok feryatları duyacağız.

Bugün Kocaeli’deki belediye çalışanları, sanayide üretim yapan işçilerin ücretlerinden daha çok ücret alıyor.

Asıl olan üretimdir!

Üretime katkısı olmayan, artı değer kazandırmayan bir kamu kurumunda bu ücretler verilir mi? Kamunun kaynağı böyle plansız savruk biçimde harcanır mı?

Kocaeli’de vatandaş metro, metrobüs, tramvay, deniz ve yeşil alan temizliği, yeni yeşil alan (park, bahçe, oyun alanı, spor alanı), yeni yollar yapmak, var olanları onarmak, kentin aydınlatılması, kaliteli su içilmesi, yeni su ve kanalizasyon hatları geliştirilmesi, kültür/sanat faaliyetleri yürütülmesi, yoksullara besin yardımı yapılması vs. birçok hizmetin yürütülmesi ve geliştirilmesi gibi hizmetlerde sıkıntı yaşayabilir diye korkuyorum!

Belki yarın öbür gün İzmit Belediye Başkanı, iktidar bize destek olmuyor diye demeçler verecek. Diğer AK Partili belediye başkanları ses çıkarmadan parasızlıktan kıvranacak. Yeni yatırımlar yapamayacaklar.

Sonra bu belediye çalışanları kimler; çoğu siyaset ile ilişki kurmanın karşılığında belediyeye alınmış, çoğu yerde bir kişinin yapacağı işi beş kişinin çalıştığı rahat işe sahip insanlar. Her seçim sonrası başkanın yakın çevresinden onlarca kişi belediyeye alınır. Bazı belediyeler lebaleb çalışan dolu.

Bugün binlerce genç işsiz, evlerde içler acısı öyküler var. Belediyelerin kendi yakın erbabına bu kadar ücret vemek hak mı?

Belediye başkanlarına önerim geçmişi öğrensinler, biraz yakın tarihe baksınlar.

1989 yerel seçimlerinde CHP büyük bir zafer kazanarak hemen hemen bütün büyük illeri aldı. Sonrasında belediye çalışanlarına yüksek ücret verdiler. İzmir’de Yüksel Çakmur o zaman normal bir memur 350 bin lira alırken, çöpçüye 1 milyon maaş vererek rekor kırdı!.. Nurettin Sözen bu yüksek maaş yarışına katılamadı. İşçiler greve gittiler. İstanbul’da çöp yığınları oluştu. Bugünlerde bile hala söyleniyor. Büyük kentlerde hizmette (su, ulaşım, temizlik) aksamalar oldu. Sonuçta 1994 yerel seçimlerinde hepsini kaybettiler. Bu kötü deneyim ile kent vatandaşları CHP’den uzaklaştılar.

Yerine gelen Refah Partili başkanlar (Recep Tayyip Erdoğan, Melih Gökçek, İbrahim Karaosmanoğlu) sendikaya yüz vermemiş, önce onları bitirmişti. Hiçbiri işçi popülizmi yapmadılar. Gereksiz yüksek ücret vermediler. Kaynakları hizmete ayırdılar. Belediyeleri 25 yıl yönettiler. Buradaki başarıları ile ülke yönetimine geldiler. Şimdi CHP yine büyük şehirleri kazandı! Yine tarih tekerrür ediyor. Sendika, grev, yüksek maaş döngüsüne girdiler. Ama bu sefer AK Partili başkanlar da aynı yola koyuldular. Biz geri kalmayalım diye yarışa katıldılar!

Sayın başkanlar şimdiden söylüyorum; bu mantık doğru bir mantık değil. Tarihe bakın. Bir yerde davul zurnalar çıktığında o başkanlar hep tek dönemlik başkanlar olarak kalıyor. Lütfen gaza gelmeyin, pandemi dönemi zaten gelirleriniz azalmış. Herkese para, işçiye yüksek maaş derken asıl işinizi unutmayın! Bir süre geçtikten sonra ben ne yaptım diyeceğinizi adım gibi biliyorum ama önümüzdeki yılların ücret sözleşmesiyle de kendini bağladınız.

Bu film nasıl bitecek merak ediyorum!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Denge, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 34 14
Reklam bilgi