Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal

Sakıncalı oluşları eşit olan iki karşıt davranıştan birine karar verememe zorunluluğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir. Yaşadığımız şu günleri en az kelimeyle en iyi anlatan bir söz olduğu kanısındayım. 2020 mart ayında ilk...

Sakıncalı oluşları eşit olan iki karşıt davranıştan birine karar verememe zorunluluğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir.

Yaşadığımız şu günleri en az kelimeyle en iyi anlatan bir söz olduğu kanısındayım.

2020 mart ayında ilk vakalar ülkemizde görülmeye başladığında tüm dünya gibi biz de ne yapacağımızı bilmiyorduk. Yeni bir virüs, özellikleri ve yapısı tam keşfedilmemişti, ilacı yoktu, aşısı yoktu, nasıl bulaştığı belli değildi. Bir sürü belirsizlikle karşı karşıyaydık. Doğrular her gün değişiyordu. Benim hatırladığım mart ayının sisli ve öngörülemez havası ruhumuza ve aklımıza oturmuştu.

Maske takıp takmamak bile tartışılıyor, sosyal mesafenin ölçüsü oluşturuluyordu. Ama bir gerçek vardı insanlar sevdiklerine veda bile edemeden hayatlarını kaybediyordu.

İşte bu günlere Hollywood filmlerinde olduğu gibi birkaç aya bu iş çözülür diye düşündük. Benim için bile diğer senaryolar ütopik geliyordu.

Günler günleri, aylar ayları kovaladı maske mesafe ve hijyenle bu günleri de gördük çok şükür. Yeterli hızda olmasa da aşılar yapılmaya başlandı. Yatışı yapılan hastaların tedavi protokollerinde iyi yerlere gelindi. Maalesef virüsü tamamen yok eden bir ilaç hala bulunamadı. En önemlisi de mevcut tedbirlerle ancak hastalık bulaşını bu rakamlara çekebildik. Yani TMM ile, kapatmalarla ve sosyal hayatı sınırlamalarla alınacak sonucun buraya kadar olduğunu gördük. Tüm bu tedbirler ve hastalık tehlikesi psikolojimizi bozarken asıl başka bir tehlike daha belirdi. Kapalı kalan işletmelerin sahipleri ve çalışanları ‘biz ne yapacağız eve ekmek götüremiyoruz, devletin sınırlı desteğiyle karnımızı doyuramayız’ demeye başladı.

Yasakları kaldırsak hastalık, devam ettirsek açlık ikilemi arasında kalan yöneticiler yeni bir şeyler söyleme ihtiyacıyla karşı karşıya kaldı. Sonuçta dün akşam yeni durumun izahı yapıldı. Bazen nasıl mevcut durumu ifade ederken uygun kelimeler bulunamıyorsa normalleşmenin kuralları koyulurken de öyle oldu. İnşallah valilik açıklamalarıyla durum biraz daha netleştirilir. Asıl problem ise şimdi başlıyor. Beklemek; insanoğlu için nasıl zor bir eylem ise çok sık değişen zorlu şartlar daha da yıpratıcı bir durumdur. Bu salgın işi ne zaman biter belirsizliğinin üstüne sabah yasak var akşam yasak kalktı, haftaya dükkan aç sonraki haftaya kapat bizi delirtebilir kanısındayım.

Diğer bir sorun ise değneğin iki ucu da kirliydi. Ama bu sefer sanki tutulan kirli taraf halkın eline verildi. Demem o ki kuralları çiğnediğimizde devletin görevlileri para cezaları yazıyordu. Şimdiki durumda kurallara uymayanları diğer insanlar ‘sizin yüzünüzden rengi kırmızı iller arasına gireceğiz, sorumsuzlar’ diye uyarmaya başlarsa neler olacak. Acaba toplumsal bir kontrol daha iyi sonuçlar mı ortaya çıkarır yoksa hastalık ve yasaklarla depresyona girmiş millet birbirine mi girer.

Hastalığa hala inanmayan, dünya umurunda olmayanlar ile bu salgında yakınlarını kaybetmiş acısı tazeler veya dükkanını aylardır açamayıp evine ekmek götürmekte bir hayli zorlanmışların diyaloğu nasıl olacak. Kadercilere tevekkülü, rahat batanlara aklı, saygısızlara sınırlarını nasıl anlatacağız.

Zor zamanlarda tarihe destanlar yazmasını bilen halkımız bu pandemide de yeni bir tarih yazar İNŞALLAH.
Bu konu bilim kuruluna yeni yükler getirmez İNŞALLAH.
Mevlam sonumuzu hayır eylesin İNŞALLAH.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Uygun - Mesaj Gönder

# karar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Denge, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 34 14
Reklam bilgi