Haço'nun Hançeri Var

İyi gitmiyor. İyi gitmiyor. Nedir bu iyi gitmeyenler diyeceksiniz? İyi gitmeyen o kadar çok şey var ki…  Bunları mümkün olduğu şekilde anlaşılır şekil...

İyi gitmiyor. İyi gitmiyor.

Nedir bu iyi gitmeyenler diyeceksiniz? İyi gitmeyen o kadar çok şey var ki… 

Bunları mümkün olduğu şekilde anlaşılır şekilde sıralayacağım.

Neden iyi gitmiyor?                                                                                                                                            

Nasıl iyi gidecek? Bu soruların cevaplarının her birisi inanın üniversitelerde doktora konusu olur. Burada iyi gitmeyenleri sıralayacağım. Bunun nedenlerini iyi ileride zamanı geldikçe irdelemeye çalışacağım.

İnsanoğlu var olduğu günden beri ne için yaşar? Daha iyi doymak, daha iyi giymek, daha iyi barınmak, daha güvenli yaşamak, gelecekten endişe duymamak… Aklınıza başka huşularda gelebilir. İsterseniz ekleyiniz.

Bunları yapmak için insanoğlu var olduğu günden günümüze kadar. İnsanoğlu ne zamandan beri var peki bu konuyu Bilim Tarihi uzmanı eski ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut çok net ifadelerle belirtiyor. Kısaca şunları söylüyor.

 “İnsanlık tarihi denilince iki farklı tanım yapılabilir. Bazıları tarih deyince, yazılı olması gerektiğini kabul ediyor. Tarih boyunca demek yazının bulunduğu 5000 yıl öncesi demek oluyor. Âmâ yazıdan önceki arkeolojik kalıntıların yapılış tarihini biliyoruz.100 bin yıl önceki insanların bıraktığı aletler eşyalar var. Eğer soruda bizim gibi insanlar ne zaman ortaya çıktı deniliyorsa, o durumda da farklı tanımlar yapılabiliyor. Bizim türümüzün adı homo sapiens. Homo sapiens yani modern insan, 60 bin yıl önce günümüzdekine evirilmiş haldeydi. Bazen 100 bin yıl önceye uzanır diyenler de var. Âmâ bugün, sana bana benzeyen insan 60 bin yıldır var. Şayet yeni iskeletler bulunursa, 100 bin yıl önceye de uzanabilir. Bizim atamız sayılan homo erectus 1.3-1.8 milyon yıl önce Afrika’dan çıkıp Anadolu üzerinden Avrupa’ya geçti. Âmâ onun beyni bizden çok küçüktü. Bizim kadar beyni olan insan türü homo sapiens olduğu için modern insan 60 bin yıl önce ortaya çıktı diyoruz. Homo erectus ve ondan öncekilere ‘insansı’ ya da ‘hominid’ denilir . Hominidlerin tarihi 3.8 milyon yıl önceye uzanır .Onların da türleri vardır ama beyinleri bizimkinden çok küçüktür yani şempanze beyni kadardır...”

Ural Hocanın bu açıklamalarından modern insanın 60 bin yıl önce var olduğunu anlıyoruz.        60 bin yıldır insanoğlu rahat yaşamak için didinip duruyor. Buna rağmen bakıyorsun ki, yeryüzünde ekmeğe muhtaç insanlar varken, öyle lüks haracalar yapanlar da var ki, insan gördükçe okudukça, insan olmaktan utanır hale geliyor.

Ülkemizde de ne yazık ki, durum pek parlak değil.  Yaklaşık bin yıldır üzerinde yaşadığımız Anadolu’da ne yazık ki, insanlarımız mutlu değil. Bu mutsuzluk göreceli olmakla beraber, genel olarak insanların yaşam standartlarındaki dengesizlikten ileri gelmektedir.

Ülkemizde asgari ücrete alamayan milyonlar varken, lüks harcamalarıyla gündemde olanlarda var. İşin en ilginç tarafı ise bu aradaki uçurumu göremeyen veya görüp de görmemezlikten gelen idarecilerimizin olması. İşte işlerin iyi gitmemesinin en büyük nedeni bu.

Ülke her zaman güllük gülistanlık olmaz. Zaten böyle bir dünya hiç olmamış. Mutlaka bazı sıkıntılar yaşayacak insanlarımız. Fakat kendimizi bildik bileli sıkıntılar var. Fakat bu sıkıntılar için gerçek çözüm üreten yönetici bulmak zor. Yıllardır hep suni pansumanlarla günü kurtarma peşinde, kısır döngü içinde işler devam ediyor.

İyi gitmeyenleri şöyle sıralamak isterim;

*Ekonomi iyi gitmiyor

*Eğitim iyi gitmiyor

*Sağlık iyi gitmiyor

*Asayiş iyi gitmiyor

*Ulaşım iyi gitmiyor

* Adalet iyi gitmiyor

*Komşu ülkelerle ilişkiler iyi gitmiyor

*Avrupa ve dünya ile ilişkiler iyi gitmiyor.

*İslam dünyasıyla ilişkiler iyi gitmiyor

*Siyaset iyi gitmiyor

Gitmiyor… Gitmiyor… Gitmiyor.

Buna rağmen gittiğini iddia edenler bu iddialarını haklı nedenlere bağlayamıyorlar. Hani iddia sahibi ispat etmek zorundadır diye bir prensip var ya… İspat edemiyorlar.

Örnek mi?

Ekonomi uçuyor, aldı başını gidiyor diye söylemlerden geçirmiyor… Dolar veya Avro veya altın aldı başını gidiyor. İş sahibi olmayan milyonlar var. İşyerleri patır patır kapanıyor. İsraf had safhaya çıkmış

İslam ülkeleriyle ilişkilerde lider havasında söylemler veriliyor. Bakıyorsun ortaya 2 milyon 800 bin nüfuslu Katar’dan başka kimse yok. Suudi Arabistan Akdeniz’de Yunanistan ile ortak tatbikat yapmış.

Adalet iyi gidiyor diye söylemler veriliyor, paketler hazırlanıyor. Bakıyorsun muhalefetin  “128 Milyar Dolar nerede” pankartları Valiler tarafından toplatılıyor.

Asayiş berkemal diye söylemler veriliyor. Maşallah (!) gazetelerin 3. Sayfa haberleri dolup taşıyor. Kadınlara yönelik şiddet haberleri almış başını gidiyor.

Ülke genelinde işler iyi gitmeyince de, orta çıkan fatura kime gidiyor? Halka gidiyor. Kazandığı her kuruşun vergisini veren halkım bundan sonra 60 bin yıldır rahat yaşam için mücadele veren insanoğlu tarihine yeni eklemeler yapıyor.

Gerek ülke yönetimleri gerekse yerel yönetimler, yaptıkları hizmetlerin halka hangi ihtiyacına ne kadar yanıt veriyor? Bu sorunun yanıtını somut olarak almaları lazım. Yoksa iyi niyetle bile yapılmış olsa halkın vergisiyle yarattığı kaynakları israf ediyorlar.

Özellikle dev bütçesiyle Kocaeli Büyükşehir Belediye başta olmak üzere İzmit Belediyesi ve diğer belediyeler kaynaklarını çok iyi kullanmak zorundalar. Biz iyi kullanıyoruz demekle olmuyor bu iş. Halkın memnun olup olmadığını bizzat sahada tespit etmek gerekir.

Örnek mi?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Binlerce Gencimiz İş Güç Sahibi Olacak. Ustam Projesi”. Böyle bir projeye harcanan her kurs israfın daniskasıdır. Neden mi?

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı denilen bir bakanlık var. Bu bakanlık uhdesinde Endüstri Meslek Liseleri var. Çıraklık Eğitim Merkezleri var. Bunlar insanlara mesleki eğitim veriyor. Büyükşehir Belediyesi söz konusu Ustam Projesi’ne ayırdığı kaynağa yazık değil mi?

Sanki her tarafta iş var. Fakat çalışacak meslek sahibi işçi yok. Hâlbuki istihdam alanları o kadar azaldı ki, yatırım olmayınca işsizlik aldı başını gidiyor. Yazık harcanan paraya yazık.

Anadolu’da sık kullanılan bir deyiş vardır.  “Desinler ki; Haçonun Hançeri Var.

“Haço gariban kendi halinde zararsız biri olarak anılır. Yaşıtları gösteriş yaparken oda heveslenip kendine biraz çeki düzen vermek ister. Giyinir kuşanır hançerini beline asar. Haço’nun boyu kısa olduğu için hançerin ucu yere değer. Bunun için ahbapları onunla alay etmek istediklerinde ne var yani “desinler ki Haço'nun hançeri var” deyişini kullanılır. Anadolu’da gösteriş yapanlara hep bu söz kullanılır.” Kars Arpaçaylı Şahap Adıgüzel bu bir şiirle çok güzel ifade etmiş;

Gösteriş merakı sarmış herkesi/Desinler Haçonun hançeri vardır/Konuşunca gür çıkıyor bak sesi/Desinler Haçonun hançeri vardır.

Alim olmayanlar alim oldular/İnsana zulmedip zalim oldular/Haramı paylaşıp, helal sandılar/Desinler Haçonun hançeri vardır.

Mangalda kül yok ki üfleme yeter/Yanlış ok atarsan kendine döner/Merhamet duygusu zalimi yener/Desinler Haçonun hançeri vardır

Haço garibandır kimseyi üzmez/Karnı doysun yeter fazla istemez/Hançeri süs için kimseye kıymaz/Desinler Haçonun hançeri vardır.

İşte sevgili okurlarım. Bizim belediyelerin yaptıkları Haço’nun bu hikâyesini akıllara getiriyor.

Kalın sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Turgay Şahbenderoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Denge Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Denge hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Denge editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Denge değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Denge, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 34 14
Reklam bilgi