banner1044
banner1067
banner888

İnsanın özgürlüğü var mıdır? Yok mudur?

Eylemlerimizde ve isteklerimizde sınır var mıdır?

Yoksa bugünlerde en yakın markete gidecek kadar mı özgürüz?

Bu işin içinden çıkmak bu karşıt iki düşüncenin ortasında akıl tutulması yaşayana kadar sürer.

Bazı durumlarda özgürlük, benliğine mahkum olana ya da nefsine yenik düşene kadar gider.

Her şeyi hak ettiğinizi düşünürseniz de belki bu düşüncelerin kavgasından kurtulursunuz.

Belli mi olur; kimse beni evde tutamaz insan haklarına aykırı der işi bitirirsiniz.

Beden benim değil mi COVID olsam size ne dersiniz.

İlaç kullanmam ölürsem size ne; aşı falan olmam bana kimse karışamaz da diyebilirsiniz.

Tatile gidene karantina yok bana neden olsun da fena bir düşünce değil aslında.

Sürü bağışıklığı kardeşim ölen ölür kalan sağlar bize yeter de bir fikirdir.

Maalesef bu yüzyılda insanoğlu özgürlüğün tanımını karıştırdı.

Aslında böyle diyemezsiniz.

Bir çoğumuz internette sörf yaparken istediği sitede ona sunulan sınırsız dünya sandı özgürlüğünü.

Ya da evindeki kombisinin ısı ayar düğmesini istediği sıcaklığa ayarlayacak kadar basit olarak kabul etti bu işleri.

Oysa özgürlük BAZI SINIRLARI tanımaktır.

Büyük bir basiretle oluşturulmuş BU SINIRLAR; içinde bulunan şartlar aynı kaldığı müddetçe sürdürülen doğrulardır.

Teorik akla ters gelse de pratik aklın doğru bilgilerden yola çıkarak mecburiyet eksenine oturttuğu buyruklarla özgürlüğümüzün sınırları çizilmiştir.

Senin düşünmekte özgür olup, eyleme geçtiğinde oluşan şartlar herkes tarafından gerçekleştirilirse yine de aynı düşüncede olur musun sorusudur senin sınırların.

Örneğin aldığın borcu geri vermemeyi kendine hak gördüğünde, kimsenin aldığı borcu geri vermemesi durumunda oluşan durumu genel bir yasa olarak kabul edebilir misin sorusunun cevabıdır senin sınırların.

Pandeminin yaşandığı günümüz şartlarında ekmek parası ne yapsaydım deyip işinize giderseniz ve herkes hastalık taşırken aynı şeyi yaparsa oluşacak şartları kabul etmektir sizin sınırlarınız.

Evde canın sıkıldı diye sosyalleşmek için her türlü numarayı çevirmeyi kendinde hak gördüğünde toplumun tümü böyle davranırsa olacakların vahametini tekrar düşünmektir sınırların.

Pandemi kıskacındaki insanlığın umudu olan aşıyı ben yaptırmam, yaptırmamak benim hakkım dediğinde herkes böyle düşünürse bu salgının sonuçlarının nerelere varacağını tekrar düşünmek ve olacaklardan sorumluluk hissetmektir senin senin özgürlüğün.

Salgın felaketinin yaşandığı bu günlerde herkes içindeki sesi dinleyip çizilen sınırların dışına çıkarsa, hayatını kaybeden insanların ve hatta sevdiklerinin yaşam hakkını elinden almaktaki sorumluluğu bir ömür boyu taşıma cesaretini gösterecek vicdanındır senin sınırların ve de  ÖZGÜRLÜĞÜN.

Tabi bunların yanında bizi yönetenlerin özgürlüğümüzü sınırlandırırken adil davranma yükümlülükleri olduklarını unutmamaları,

Tüm sorumluluğu taşımaları,

Yeterince şeffaf ve ikna edici olmaları,

En azından kayak merkezlerinde konaklayanların buradaki restoranlarda sosyalleşmesine izin verirken,

Şehrin merkezinde lokanta ya da kafenin niye kapalı olduğunu bize en iyi şekilde anlatmaları da bir başka boyutudur senin sınırların içinde hareket ÖZGÜRLÜĞÜNÜN.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kenan 2021-01-26 10:08:46

Kayak merkezlerinde tatilini geçiren herkes ozaman 14 gün karantinaya alınsın burada lokanta kahvehaneler cafeler neden kapalı bunlar esnafa hizmet ediyor tatilciler değil kayda kayana covid yok esnafa var sonrada sen maskeni takmadın sen sokağa cıktın ye cezayı hak adalet se vicdanınızla sizi baş başa bırakıyorum

banner1

banner962

banner23

banner642