banner5
Editör
Editör
27 Nisan 2018 Cuma 19:41
Cengiz Erçin: “Gel bir MR çekelim” diyen düzene karşıyız

CANER AKTAN – Türk Tabipler Birliği (TTB) Kocaeli Şubesi’nin genel kurulu hafta sonu yapılacak. Demokrat Hekimler grubundan Prof. Dr. Cengiz Erçin’le bir araya gelerek sürece ilişkin konuştuk. Cengiz Hoca, yoğunluğundan fırsat bularak sorularımızı yanıtladı. Barış akademisyeni, halk sağlığı gönüllüsü ve en çok da “Hücrelerin faşizmi kanserdir” başlıklı söyleşisiyle tanınan Prof. Dr. Cengiz Erçin, sağlıkta gelinen noktaya ilişkin tespitlerini Kocaeli Denge’yle paylaştı. Lafı uzatmadan sizi bu söyleşiyle baş başa bırakıyorum.

Demokrat Hekimleri biraz tanıyalım. Kimdir bu Demokrat Hekimler?

ETKİN DEMOKRATİK TTB GRUBU

Demokrat Hekimler, Etkin Demokratik TTB Grubu’nu bu şehirde temsil eden çizgiye sahip hekimlerdir. Demokrat Hekimler, halk sağlığının önemli isimlerinden olan Nusret Fişek ile birlikte başlayan ve muhalif kimliği kendisine ana görev edinmiş, her görüşten insanın kendini özgürce ifade edebildiği, gelenekselleşmiş, gücünü kendi tarihinden alan, laik, çağdaş, demokrat, Atatürkçülerin de olduğu, kuşak farkını gözetmeksizin genetik materyali kuşaklar arasında aktaran çizgiye sahip bir yapıdır.

İDAM KARŞITI, YAŞAMI SAVUNAN

1980’de Nusret Fişek’lerin, Hüsnü Göksel’lerin idam karşıtı olan ve yaşamı savunan çizgisine sahibiz. Yine 90’larda beyaz önlük eylemleriyle hekimlerin özlük hakları açısından tarihsel olarak en büyük oranda kazanımı sağlayan bir geleneğin mirasçılarıyız. 90’ların sonu 2000’lerin başında ölüm oruçları ve açlık grevlerinde kişinin iradesi dışında tıbbi müdahaleyi kabul etmeyen bununla birlikte yaşamı savunan bir iradenin temsilcileriyiz. 

AMASIZ, FAKATSIZ

Her dönem iktidarlar tarafından “ölü sevici” olarak nitelendirilse de günümüzde “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diyen TTB Merkez Konseyi’nin bu şehirdeki amasız, fakatsız arkasında duran bir yapıdır Demokrat Hekimler. Biz, “Gel bir MR çekelim” diyen düzene karşıyız.

TTB, HEKİMLERİN TÜSİAD’I DEĞİLDİR

TTB, gücünü çok renkliliğinden ve çok çeşitliliğinden alır. Her dönem iktidarlar tarafından hedef gösteriliyor. Dolayısıyla bu bazı güçlükleri de beraberinde getiriyor.  Ancak TTB kesinlikle hekimlerin TÜSİAD’ı değildir. TTB, hem Dünya Tabipler Birliği tarafından hem de ülkemizde kabul edilmiş emekten yana bir meslek örgütüdür. Bu gerçeği yalın, amasız ve fakatsız savunmaktadır. Biz hekimleri kazanılmış haklarına saldırıda bulunulan tüm işçi ve emekçilerle aynı safta görüyoruz. Bu bağlamda TTB Merkez Konseyi, Emek Platformu’nun uzun süre sözcülüğünü yapmıştır. 

Kocaeli’deki mevcut sağlık politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BULAŞICI HASTALIKLAR ÇOK YAYGIN

Bu şehirde 23 yıldır yaşıyorum. 21 yılım üniversite hastanesinde geçti. Umuttepe’den Kocaeli’nin sağlık problemlerine baktığımız zaman sağlık hizmetleri yetersiz kalıyor. Özellikle Gebze ve Dilovası bölgesinde alt yapı çalışmaları yetersiz olduğu için yaygın bir bulaşıcı hastalık riski mevcut. Dilovası’nda çevre kirliğine bağlı kanserden ölüm oranı dünya ortalamasının 3 katında. Kocaeli merkezde de dünya ortalamasının üzerinde. Buradan gelen hastalıklar bir toplum eşitsizliğe işaret ediyor. Aynı zamanda bu şehirde 10 tane özel hastane var. Ama bakarsanız bebekler bugün astım hastası olarak doğuyor. Diğer yandan hekimler iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılmaktadır. Kıdem tazimatı ve iş güvencesi yoktur.

Özel hastane demişken, sağlık alanının piyasalaştırılması için TTB’nin sözü nedir?

YABANCI SERMYAYEYE VERİLDİ

TTB’nin sözü çok net. Biz sağlık hizmetlerinin kamulaştırılmasından yanayız. Türkiye’deki bütün özel hastaneler yerli sermaye ile kurulmuştur. Bu hastaneler daha sonra yurt dışı merkezli sermayeye satılmıştır. Özel olarak Kocaeli, Türkiye’de özel hastanelerin en yoğun olduğu bölgelerden birisi. 

ÜNİVERSİTE HASTANESİ ETRAFINDA KÜMLENİYORLAR

Dikkat ederseniz özel hastaneler genel olarak üniversite hastanelerinin etrafında kümeleniyor. Neden? Çünkü hastalık ağırlaşınca hemen devlet hastanesine sevk ediyorlar. Özel hastane kazandığı paraya bakar. İlk geceden parayı çekiyorlar. Aldığı ücret düşmeye başlayınca topu kamu hastanelerine atıyorlar. Sağlık sorunlarını bu neo-liberal politikalarla çözmeye çalışanlar, sağlıklı bir reçete sunamaz. Kocaeli, Türkiye’de en kötü sağlık hizmeti veren bölgelerden biridir.

Aşı konusunda da güncel tartışmalar var. Bu sorun nasıl aşılacak?

KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ

Esasen koruyucu sağlık hizmetleriyle birçok hastalık önlenebilir durumda. Bu da aşıyla sağlanabilir.  Aşıyla temel olarak birçok problem çözülebilir. Aşı karşıtı kampanyalar da bir halk sağlığı sorunudur.

Son kertede tıp fakültelerinin durumuna ilişkin neler söyleyebilirsiniz?

NİTELİKSİZ TIP FAKÜLTESİ, NİTELİKSİZ HEKİM

Türkiye’de son yıllarda tıp fakülteleri giderek artış gösterdi. Tıp fakülteleri niteliksizleştirildi ve dolayısıyla niteliksiz hekimler mezun olmaya başladı. Eskiden hekim adayları mezun olur olmaz Sağlık Bakanlığı hemen atama yapardı. Şimdi 6 ay güvenlik soruşturması yapılıyor. Bu da bir sorun. Ayrıca bu niteliksizleştirmeye örnek olarak Çapa ve Cerrahpaşa’nın bölünmesini gösterebiliriz. 

ÇAPA VE CERRAHPAŞA

Çapa ve Cerrahpaşa Türkiye’nin en eski ve önemeli tıp fakülteleridir. Siyasi iktidar ismini değiştirmek için fakülteyi ikiye bölmeye çalışıyor. Tam tersi, dünyada bütün fakülteler bir araya toplanıyor. Ancak bizde arazi rantından faydalanmak için bölüme işlemi gerçekleştiriliyor. Bu tamamen neo-liberal politikalardan kaynaklanıyor. 

Toparlayacak olursak…

HİPOKRAT’TAN GÜNÜMÜZE

Hipokrat’tan beri günümüze kadar gelen bugünkü modern tıbbın da değişmeyeni olan dil, din, ırk farkı gözetmeksizin sağlık hizmeti vereceğimiz, hastaların sırrını kendi sırrımız olarak kabul edip açıklamayacağımız, meslek onuruna sahip çıkacağımız, laik, çağdaş, demokrat, hekimler yetiştireceğimiz bir düzlemde aday oluyoruz. Biz bu değerler için varız ve bu değerleri sonuna kadar savunacağız. Teşekkür ediyorum.

Son Güncelleme: 02.05.2018 09:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hekim 2018-04-27 21:49:43

derli toplu bir iş olmuş, hocamın ağzına, gazeteci dostumuzun emeğine sağlık

banner1

banner55

banner23

banner143

banner104