banner1073
banner1067
banner1044

Türk Dil Kurumu ‘Moda’ kelimesini ‘bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye gösterilen aşırı düşkünlük’ olarak tanımlıyor.

Günümüz toplumunda ise tüketimi arttırmak için oluşturmaya çalışılan yeni alışkanlıklar moda olarak tanımlanabilir.

Aslında moda önceki alışkanlıklarımızı önce yıkıp sonra da yerine yenilerini koymaya çalışır. Amaç mevcut olanı değersizleştirip, yeni değerler yaratmaktır ve piyasayı hareketlendirmek, sistemin çarklarının dönmesini sağlamaktır. Kısaca moda tüketim oluşturma çabasının diğer adıdır.  

Moda günün şartlarına göre çeşitli alanlarda kendini hissettirebilir. Sanatta moda akımları hep bir meşguliyet alanı olsa da giyim kuşam en bilinen hareket sahasıdır.

Moda hareketlerine, rüzgarı nereden eserse essin bir muhafazakar grup hep karşı olmuş ve direnmiştir. Tarz-ı Cedid tatbikiyle ebru sanatı moda olduğunda memleketimizde ne fırtınalar kopmuştur. Örneğin Orhan Veli ve arkadaşları Garipler Akımıyla ortaya çıktığında bunu moda olarak yorumlayıp bu tarzı yerin dibine sokanlar galip gelseydi bazı mısraların derin anlamlarının tesirini hiçbir zaman hissedemezdik. Belki şiir tadında yaşayamazdık aşklarımızı ve hayatımızı, kim bilir belki de fısıldayamazdık yüreğimizin sesini sevgilinin kulağına bir anlık zaman duraklarında. 

Giyim kuşam modası söz konusu olduğunda ise gardıropların yenilenmesi en büyük zararıdır. Giyim sektörü gibi büyük bir istihdam sahasının geleceği açısından önemlidir. Hele moda olduğu zamanda eskitmişsek masumdur da diyebiliriz. Kıyamaz saklarsak; bir retro akım doğar ve en havalısından içinde oluruz. Bakarsınız sakladığınız bir gözlük, bir optik dükkanında vintage bir ürün olarak vitrinde sergilenir.

Bu günlerde moda insan sağlığı üzerinde kendini hissettirmeye başladı. Pandemi döneminde gıda takviyelerine olan ilginin artması, bu pazarın beş -on kat büyümesi, modanın bu ilgisine mazhar  olduğu düşüncesindeyim. Sosyal medyada veya sanal ortamlarda retro akımlar oluşturmaya çalışanlara, yeni yaklaşımlar getirenlere zaten alışmıştık. Moda bu sefer en can alıcı silahıyla ortaya çıktı ve ünlüleri reklamlara çıkarmaya başladı.

Sanatsal çalışmalarda yeni akımlar tutmazsa eserler çöp olur. Giyimde son noktada kıyafetsiz çıplak gezmek ikon olur. Ama sağlıkta hatalı bir hareket can yakar, can alır.

Biz sağlık profesyonellerine ‘önce zarar verme’, ‘hastalık yoktur hasta vardır’, ‘ilaç ve zehir arasındaki fark dozdur’ gibi kavramlar ana ilkeler olarak benimsetildi. Ama görüyorum ki bir tanınmış kişimize faydalı gelen, sorunlarını çözen bir İKSİR tüm halkımızda mucize yaratacak gibi gösteriliyor. Bu ünlü kişimiz ne kullanıyorsa biz de kullanabiliriz. Zaten bizim kronik problemlerimiz, alerjilerimiz ya da hassasiyetlerimiz önemli değil. Aynı zamanda necip milletimiz kilosuna falan bakmadan ya da karaciğer ve böbreklerinin performansını düşünmeden bu ürünü kullanabilir. Zaten kullanırsak; aynı ekranda gördüğümüz kişi gibi enerjisi bitmeyen, yirmili yaşlarda gözüken cildiyle parlayan biri gibi olabiliriz. Kaç yaşına gelmiş olursa olsun, zamanı durdurmayı başarmış gibi gözüken insan ötesi ekran ikonlarına benzeyebiliriz. Ya da tüm mikroplara karşı dirençli, hastalığın yanından bile geçemediği süper kahramana dönüşebiliriz. Ne kadar teşvik edici, ne kadar imrendirici bir durum. Reklamları izleyince o ürünü hemen kullanmaya başlamak için engel tanımaz bir arzu benim içimde bile oluşuyor. 

AMAN diyorum, hatta bu sağlık ürünleri reklamlarında oynayan ünlülerden AMAN diliyorum. Sadece bitki çayı olarak adaçayını tercih ettiği için bebeğini kaybeden gebeliklerin bilindiği, masum bir yerfıstığının yaşattığı alerjiden hayatını kaybedenlerin olduğu ve hatta su içerken bile miktarı kaçırınca ölen insanların kayıtlara geçtiği bir dünyada; kişisel sağlık durumunuzu referans alan bir sağlık profesyonelinden destek almadan bu işlere girmeyin.

Çünkü artık bahsedilen ürünler rahmetli Barış Manço’nun şarkısındaki biraz tarçın, bir tutam zencefil kıvamının ötesine geçti. Ürünler ve dozları aldı başını gitti. Doğaldır zararsızdır, bitkiseldir aman canım ne olacak, zaten o da kullanıyormuş sözleri sağlığımızı uçurumun kenarına getirmeye başladı.

SONUÇ OLARAK; KIYAFET MODASINDA BAZI TRENDLER CANLI HALİNİZE GÜLDÜRÜR, SAĞLIK MODASI İSE ÖLÜM SEBEBİNİZE…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner962

banner23

banner642