banner279
banner373
banner345

Şimdi beraberce bir karar verelim ve kurduğumuz hayalin farkına vararak harekete geçelim.
Şundan emin olabilirsiniz ki insanlığın çok büyük bir kısmı gerçekleşmesi mümkün olmadığına inandığı davası için yapabilecekleri pek çok şeyi yapmıyorlar veya yapamıyorlar!
Kendilerini sınırlayıp, hayallerini kısırlaştırdıkları için hayattan ve gerçekten uzak duruyorlar.
Siz sakın onlardan biri olmayın!
Siz hayal kurun ve imkânsızın üstüne gidin ki yarın bütün bu olup bitene neden sessiz kaldınız diye sorarsa evlatlarınız ya da torunlarınız, derin bir iç çekerek ‘’keşke’’ dememek için kalkın ve harekete geçin.
Kafanızı kaldırın, şöyle bir etrafınıza bakın, lütfen…
Sokakta ya da çarşıda yürüdüğünüzde size selam veren ve sizin selam verdiğiniz bu insanlar kim?
Gerçekten derdimiz ve davamız bu ülkeyse ve yaşamaya çalıştığımız bu kentse, neden bu kadar nefret dilini kullanıyoruz veya bu dili besleyen siyasi akımlarla beraber oluyoruz!
Aklınızı ve kalbinizi bu kısır siyasi çekişmeler ile fazla meşgul etmeyin.
Düşünün bir; bütün hayali kuru cihangirlik davasında olan insanların kime nasıl bir faydası olabilir diye!
Bakın; hepimiz insanız.
Gün gelir sinirleniriz, gün gelir ağzımızdan söylemememiz gereken sözler çıkar, gün gelir ağlarız, gün gelir güleriz, ama asla nefretle ve düşmanca bakmayız karşımızda ki insana.
Neden mi; Çünkü biz Müslümanız!
Toplumun büyük bir kısmının en iyi yaptığımız iş şudur, başkalarını yargılamak ve şikâyet etmek.
Başkalarını kolayca yargılayan ve şikâyet eden insan karakteri basit bir psikolojiye aittir.
Muhtemelen kendine dair çok temel problemleri vardır ve asla onu görmez.
Toplumun büyük bir kısmının yazılımı böyle işler…
Gelelim siyasete, yani 31 Mart’ta gerçekleşecek olan yerel seçimlere…
Türkiye yine ve yeniden bir seçim arifesine girdi.
Yani önceki seçimlerden tecrübe ettiğimiz ve alıştırıldığımız ’’YEDİ DÜVEL SEZONUNA’’ girdik diyebiliriz.

Yedi düvel sezonu derken yerel seçimden bahsediyorum. Bildiğiniz üzere seçeceğimiz Cumhurbaşkanın ya da milletvekilleri değil.
Şehrimizi, ilçemizi, mahallemizi ve sokaklarımızı yönetecek bir şehri emin 
den bahsediyorum.
Geleceğimizi emanet edeceğimiz bir şehri emin!
Ama maalesef bu şehri emini konuşamıyoruz yada konuşmuyoruz!
Şimdi düşünme ve konuşma zamanıdır…
İlk defa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde iddiası olan üç parti seçime 
giriyor.
1 SAADET
2 CUMHUR İTTİFAKI(AK PARTİ/MHP)
3 MİLLET İTİİFAKI (CHP/İYİ PARTİ)
Siyasetin her zamankinden daha fazla kutuplaştığı bir ortamda adeta 
denge unsuru olarak millete nefes aldıran Saadet, altın oran vazifesini 
görmüştür.
Altın oran şu dünyada ya da kâinatta gözünüze güzel gelen ve hoş gözüken 
ne varsa hepsinde o muazzam denge, sanat ve hesaplama vardır.
Şimdi ben burada size altın oranın teknik açılımından bahsetmeyeceğim.
Merak edenler kanaatime göre yazıyı okuduktan sonra hızlı araştıracaktır.
Ama bilinmesi gereken en önemli özelliği muazzam bir denge unsuru 
olmasıdır.
Milletin iradesini adeta mengenenin iki ucu arasına sıkıştırıldığı bir süreçte, umudu ve hayali bünyesinde yılmadan usanmadan ve büyük bir azimle içinde taşıyanlar bu ızdıraba son vererek, milletin iradesine seçim sunup adeta can suyu olmuştur.
HİÇ KİMSE UNUTMASIN Kİ:
Bu ülkede ve bu kentte milletimizin ve bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olup, inandıkları davaları uğruna kendinden ve sevdiklerinden vazgeçerek mücadele eden birileri var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner319

banner315

banner23

banner380

banner281

banner326