banner1027
banner279
banner888

Hiçbir şey artık eskisi gibi değil, eski aileler, eski ilişkiler..

Eskiden olduğu gibi uzun süreli, sabrı ve sadakati yüksek ilişkiler, fiziken kopsa da ruhen bağlı; kimine göre çocuklar, kimine göre çevre baskısı, kimine göre de alışkanlıklardan sebeple dışarıdan kulağa hoş gelen, davul sesine itafen…

Bir yanda da pamuk ipliğine bağlı yeni ilişki sistemi.

Hangisi doğru olanı?

Eskiler mi?

Yeniler mi?

Belki de cevabı en zor sorulardan birisi bu.

Eskiler çektiklerinden yakınırken, yenilerin kendileri gibi yapmamalarına da kızgınlar, ne bu tezat?

Yeniler ebeveynlerine “Biz de sizin gibi mi olacağız” derken, sistemlerini o şekilde dizayn ederken, zamanla duygusuz ve matematiksel bir birleşime hizmet etmekten huzursuzlar.

Yakalayamadığımız ne?

Veya yakalarken düşürdüklerimiz.

Bence, bu soruları sorup cevap arayarak en doğruyu bulacak güç hepimizde var, sadece kendimize biraz daha fazla zaman ayırmalıyız.

Aklımızın başımıza geldiği yerler atasözlerimizde var, acaba en çok kendimizle kaldığımız yer orası mı? Ondan mı?

Büyük firmaların Wc'lerini gezerseniz dediğimi anlarsınız, adamlar mevzuyu kavramışlar.

1’inci husus neymiş, kendimize daha fazla zaman ayırmalıyız.

….

Çok mu sabırsızlaştık?

Bence hayır, etrafımızda bu kadar fazla olumsuzluk varken, sosyal travmalar noktasında kendimizi yanlışlar yapmaktan geri tutabiliyorsak, sabrımız sağlam. Sadece mevcut sabrı yönetmeliyiz, hatta geliştirmeliyiz. Yönetmeliyiz, bunu bazı şeylere göz, kulak kapatarak, kişisel tahammülümüzü stoklu tutarak yapabiliriz. Çünkü her an beklenmedik olumsuzluklara gebe bir zamandayız, ne kadar tahammül o kadar huzur.

Teknolojinin olumsuz etkileri mi?

Teknolojiyi yaşayarak edindiğim öngörüye göre, teknolojinin birinci amacı kolaylaştırmak.

Hayatı kolaylaştırmak, ölümü kolaylaştırmak.

Bu ikisi arasındaki süreç zaten “biz” olduğumuza göre, teknolojiden ne alacağımızı da biz belirliyoruz.

Örneklemeye hiç gerek yok, zaten çoğumuzun kafasında “kolaylığa bak be” dediğimiz her şey teknolojinin karşılığı. Binlerce bilgisayar programı, ev ve iş aletleri, makineler, robotlar, haberleşme, ulaşım v.s.

Sosyal medya ile yetişkin oyunu diye başlayıp, ilk başta dert ortaklığı olarak ilerleyen ve “b” planı modundaki, yedek ilişki adayları, sonrasında biten ilişkiler, kopan yuvalar, dağılan hayatlar.

Teknoloji olmasa bu kopuşa imkan var mıydı ?

Al sana teknoloji.

Hep diyoruz ya Avrupa’ya benzedik, Amerika’ya benzedik, onlar teknoloji ile bizden daha önce tanıştıklarından sebeple, şu anki yaşadıklarımızı daha önce, onlar yaşamış olduklarından olamaz mı? Bir de bu pencereden baksak?

2’nci hususta da ne diyoruz, artık her şey kolay, yeter ki sen iyi olanı seç

Paylaşmak,

Kelime anlamı ne diye sorsak,

“Günümüzde aklımıza”, direkt sunmak, göstermek (İngilizce share) anlamı daha da yer etmeye zorlasa da;

Paylaşmak; pay etmek, bölmek, kendinden vermek anlamları ile anılırdı.

Oysa şimdi,

Kendini vermek,

Dağıtmak,

Sanal çöplükte bırakmak oldu çıktı.

Sevgiyi paylaşmak, emeği paylaşmak, aşkı, huzuru, mutluluğu, parayı, zamanı paylaşmak ise şiirlerde, romanlarda.

Yazının başında en başta ne dedik, eskiler dedik. Eskileri bu zamana kadar ayakta tutan paylaşmaktı,

Zamanı, hayatı, sevgiyi, saygıyı, yokluğu, sağlığı…

3’üncü husus ve en önemli husus paylaşmaktır.

En azından yukarıda bahsettiğim üç husus, sanki daha rahat bir hayat yaşamamıza olanak sağlayacak diye düşünüyorum. Böylelikle o süper zihinlerimiz, dikkatlerimiz ve zamanımız bize huzur verecek imkânlar oluşturmak için çalışacaklardır.

Birilerinden bir şey beklemek değil, içimizdeki bizi tanıyıp, elimizde ne var ne yok, neye yeteri, kararlaştırdıktan sonra kalanı da paylaşmak, bizleri gerçek birey yapabileceği gibi, teferruatlarla yorulmamızı da engelleyecektir.

Sıkıntıları, dertleri, farklılıkları ve ziyadesiyle olumsuzlukları bol bir 2020’yi takvim olarak tamamlamak üzereyiz. Artık daha farklı olumsuzluklarla mücadele edebiliyoruz ve bunu artıya çevirecek güç de hepimizde var.

2020’nin bu son yazısında, yeni güzelliklerin bize pay edildiği 2021 diliyorum.

Sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice seneleriniz olsun.

Her türlü soru ve görüşleriniz için bana,

Erkankaratas.tr@gmail.com ve haber@kocaelidenge.com mail adreslerimden ulaşabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner962

banner23

banner642