banner279
banner843
banner845

Türkiye tatile çıktı. 

Biz hala çalışıyoruz.

Bu, bizim mesleğimizin ve işimizin bir parçası…

Tatili olmayan bir işimiz var.

Tatile çıksan bile, şehirde olmasan bile seni çalıştıran bir meslek gazetecilik.

Bir meslek de değil, bu işi yapıyorsan bir hayat seçiyorsun kendine…

Ve kaderini yaşıyorsun.

***

Bizim işimiz yazmak…

Bazen sabah yazıyorum yazılarımı…

Çok erken yazıyorum.

Bazen gün sonu, akşam “ofis mesaisi” bitiminde…

Çok nadiren de geceleri…

***

Yazı yazmanın saati var mıdır?

Yoktur!

İçinden yazı yazmak ne zaman gelirse, işte sen de o zaman yazarsın.

Ya içinden hiç yazı yazmak gelmezse ne yapacaksın?

O zaman zorla yazacaksın.

Biz “dijital gazeteci” kökenli değiliz. Biz, “kağıt gazete” kökenliler olarak, yazıyı yazı işlerine göndermenin vakti saati gelince yazıyı öksürmesini biliriz.

Yani güzellikle olmazsa zorla!

Af edersin kendini döve döve!

***

Orhan Pamuk da romanlarını kafasına vura vura yazdığını anlatmıştı bir röportajında… 

Her gün sabahın erken saatinde kalkıp, işe gider gibi yazı yazdığını anlatmıştı.

Evine gidip kendini yazmaya zorladığını söylemişti.

Sakız çiğnermiş yazarken…

Ben, bol kafein yüklemesi tercih ediyorum.

İki üç fincan filtre kahveyi, art arda içerek yazıyorum çoğu zaman…

Yazarlar, gazeteciler hep tiryakisi oluyor bir şeylerin.

Takıntılı oluyorlar çoğu zaman…

Tanıdığım birçok gazeteci dostum bir şeylerin bağımlısı…

***

Neyse…

Ne diyordum?

Böyleyken böyle…

Şöyleyken şöyle diyordum.

***

Geçen gün de anlatmıştım. Yazı yazmak da bir yerden sonra işe, ağır ameleliğe dönüşüyor; her gün yazı yazılır mı falan demeden oturup yazman gerekiyor.

Şimdi ben de bu sabah yazımı yazamadım.

Bütün gün koşturma, haberler, görüşme trafiği, yapılması gereken işler derken…

Şimdi dışarıdan geldim yorgun argın ve oturup bu yazıyı yazdım.

Bu arada…

Herkesin bayramını kutlarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Dikkat!

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Köksal Ayabakan 2020-07-30 20:13:04

Öksürmek..
Adamın biri rızık Allahtan, çalışıp çabalamaya ne gerek var, Allah bizi yarattığına göre son nefesimize kadar rızkımıza kefildir diyerek, caminin bir köşesinde teşbih çekerek Allahı zikre koyulmuş. Günler günleri kovalamış. Adamın açlıktan neredeyse gözleri kararmaya başlamış. Bir ayak sesi camiye doğru yaklaşmaya başlamış, adam etrafa bakarak yemekli mevlit okutuyoruz ama camide davet edecek kimse yok, diyerek, camide teşbih çeken adamı görememiş ve tam geri dönüp uzaklaşmaya başlamış ki, camideki adam öksürmüş.. uzaklamakta olan geri dönüp, yemekli meclisimiz var, buyurmak istermisin diyerek davette bulunmuş. Camideki adam evet memnuniyetle gelirim diyerek başını öne sallamış, Allah rızkımızı yaratmış ama kula da en azıbdan bir öksürmek düşüyor demiş. Yani demem o ki, rızık için öksürmek kadar bile olsa gayret gerekir, fakat millet rızık değil, servet peşine düştüğünden öksürmenin yerini, azimle mermeri delme çabası almış..

banner1

banner589

banner23

banner642

banner472

banner475